0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
49
Okunma

Samed
Öyle bir an biliyorsun ki
Canlı gözlerinde sığdırır gibi soluk cihanı
Hürriyetin yırtardı o girdap pervasızlığını
Bakışların kadim ceddin seyrüsefalarında
Arşının ak yokoluşlarında daim gürlerdin
Ezilir yedi verenlerinde dikenleri aşk gülleri
Ezilir soysuz sözcüklerinde viran edepsizliği
Doğar gibi bataklığında sanatın edebiyat güneşi
Sen asilce ölmeyi asıl hakedendin
Yalnızlık yuvanda yerini dolduracakların vasatlık taşır
Ağırdan değerlerin hafif bir tüyde nağmelendi hep
Gökte delendi yerde yarandı saf haysiyetin daim
Sana nice aynalarda işini bilen bir aynasızın hatırası kaldı
Sus! Oysaki susturamıyorken baskınlığını
Konuş ozaman yaralı en-seni en çok kim döverdi?
Kimdin sen niye bu kadar yabancı fani atıflarında
Ve kimdin sen sana ulaşmak nasıl bu kadar kolay olabilirdi!
Dört kelime dökülürdü o firar dilinden
Biri sahiden beni anlatan bir romandı
Bir diğeri sendin işte yaşamak o kadar yalandı
Diğerleri ise her daim diğerlerinde sınırlı!
Şimdi döndür feleği ve dursun zaman
Oyun oynayan bir çift miskette kazanırmış meğer hayatı
Dalgalandı deniz sahi hiç duymazcasına nefesinde
Ama en çok yine sana anlatır fısıltısını sanki gelgitlerinde
Yolunu açan güruhun sahiciliğinde bir baştın
Kolların vardı adaletle sarıp sarmalayan
Rahmet yağdırırdın tüm benliğinin ilkelliğine
Ne yaradana muhtaçtın ne yaradandan öteye!
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.