0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
84
Okunma
Beton Adam
Ey kalbini çarşılarda bozduran
Rakamların önünde el pençe duran
Hesap yapan hesap soran...
Hangi nehre düşse rengi kirlenen beton adam
Kaldırım taşlarını patlatan o arsız çiçeğe
Çiçeğin fısıldadığı o yalın mucizeye
Gözlerini yummak senin en güvenli kalen...
Susmakla geçmekle gürültünle
Ömrümün ince sızılarına ihanet ediyorsun.
Gülüşümü eksiltmek senin harcın değil
Gençliğimdir bu kopardığın...
Kurşun Kalem
Ben yollardan örülmüş bir duvar
Gidenlerin ardından kalkan bir toz duman...
Gücü yetmez ki yarına fırlatmaya gövdemi
Çelmesini taksa demirden zırhına bu dünün
Torbasını delik deşik etse pişmanlıklar
Aksa ve gitse...
Aklımızda yalnızca yarınlar kalsa
Dünden payını almamış beyaz ve sessiz.
Güneş doğsa erkenden üçer beşer
Yalnızca ümitten yaratılsa beşer...
Pusulalar yönünü şaşırsa
Geçmişi karalasa en kalın uçlu
Bir kurşun kalem...
Serçeler ve Bahçeler
Ne güzel olurdu uyanmamak uykulardan...
Saksının dibine izmarit gömerdi büyükler
Çiçekler kurumasın diye değil.
Kızardık onlara canları var diye.
Bilirsin acelecidir hep serçeler
Uçarlar beriye ve öteye...
Sorular sorardık ya gökyüzüne.
Neden annemin elleri diğer anneler gibi kokmuyor?
Neden torbasından masal
Gözlerinden yıldızlar dökülmüyor?
18.03.2014
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.