0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
81
Okunma
Gacal kızı...
Gecenin tam ortasına yazdım adını,
Sokak lambalarının sustuğu yere.
Bir martı sesine takıldı aklım,
Bir de hiç konuşmadığımız
o derin boşluğa.
Gözlerin, İstanbul’un en asi yağmuru
Hem kanatır dokunduğu yeri,
Hem de yalnızca orada iyileşir insan.
Gece kar yağıyordu,
İstanbul sessizdi, biz çoğul.
Canan vardı, bir de sığışamadığımız gençliğimiz.
Mutfakta sen vardın, camda kar.
Hiç sevmediğin balıkları koymuştun sofraya
Ben balık yemedim o gece,
Senin yalnızlığını yedim.
Yalnızca başkası mutlu olsun diye
Katlanıyorsa kendi sevmediğine,
Orada bir kırılma vardır,
Kimsenin görmediği.
Zaman geçti...
Teyzenden aldığın tarifle,
Tuzu fazla bir yemek yaptın.
İnsan lezzeti sevmez aslında,
Birinin ilkine denk gelmeyi sever.
Senin ilk heyecanın olmak isterdim
Oysa sen, bir şehirden geçer gibi
Geçmişsin insanlardan,
Biraz oyalanıp,
Bir iz bırakıp,
Hiç olmamış gibi.
Ne çok kırılmışım sana,
Bana bakarken ilk kez seviyormuş gibi yapmana...
Oysa o bakış,
Senden önce de tanınıyordu.
Yine de eksiktin, taşkındın, kaçaktın.
Ama unutulmayacak kadar gerçek.
Şimdi koridorlar daha uzun,
Saatler daha ağır.
Şehir seni unutur belki,
Kar erir, izler silinir.
Ben hâlâ o karlı gecede,
Sevmediği şeyi sevgi diye sunan
O sessiz yalnızlığın içinde kaldım.
12.02.2001
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.