0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
75
Okunma
Çocukluk…
Korkmadan kalbini cebine koyup
Koşabildiğimiz ilk mevsim.
Yağmurdan kaçmayan,
Islanmanın hasta etmekten önce
Mutlu ettiğine inanan.
Bir taş parçasını hazine,
Bir ağacı ev,
Akşam ezanını oyunun bitişi sanırdık.
Dünya küçüktü o zaman,
Annemizin sesi kadar güvenliydi sadece.
Sonra büyüdük…
İçimizdeki o koşan çocuğun üstüne
Usul usul döktük betonu.
En çok zamanın ellerinde
Yorulmasın diye sakladığımız
Kirlendi kalbimiz.
Kaybolan şey aslında yıllar değil...
Bir zamanlar dünyaya
Kırılmadan inanabilen o masum
Günahsız pirüpak içimizdi.
30.10.1988
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.