0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
18
Okunma
Çocukluk…
İnsanın kalbini cebine koyup korkmadan koşabildiği son mevsimdi.
Yağmur başlayınca saklanmazdık mesela,
Islanmanın hasta etmekten önce mutlu ettiğine inanırdık.
Bir taş parçasını hazine,
Bir ağacı ev,
Akşam ezanını oyunun bitişi sanırdık.
Dünya büyük değildi o zaman,
Annemin sesi kadar güvenliydi sadece.
Sonra büyüdük…
İçimizdeki o koşan çocuğun üstüne
Usul usul beton döküldü.
Kirlenmesin diye sakladığımız kalbimiz
En çok zamanın ellerinde yoruldu.
Şimdi dönüp bakınca anlıyorum...
İnsan en çok
Hiçbir şeyi düşünmeden gülebildiği yeri özlüyor.
Çünkü çocukluk...
Hayatın bize henüz kendimizi savunmayı öğretmediği yerdi.
Kaybolan şey aslında yıllar değil...
Bir zamanlar dünyaya
Kırılmadan inanabilen o masum
Günahsız pirüpak içimizdi.
30.10.1988
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.