0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
16
Okunma
Her şey seni bekliyor,
Sessizliğin bile adını fısıldıyor gecelerde,
Duvarlar, perdeler, sokağın köşesi…
Her şey gelmeni istiyor.
İçeri girmeni,
Bir zamanlar bıraktığın izleri yeniden bulmanı,
Senin elinin değmesini,
Gözünün dokunmasını hayata,
Unutulmuş eşyaların yeniden canlanmasını…
Ve her şey tekrarlıyor durmadan,
Aynı cümleyi, aynı özlemi...
Seni ne çok sevdiğimi…
Ama şimdi,
Bu satırlar biraz veda kokuyor,
Biraz suskunluk, biraz kırık bir zaman…
Beni güzel hatırla,
Çünkü bunlar son satırlar.
Hafif esen rüzgârdım,
Ansızın çıktım hayatında,
Saçlarını karıştırdım,
Kalbine dokundum hafifçe
Ve esip geçtim ardından…
Ya da bir yağmur oldum,
Sokağında biriken damlalar gibi,
Önce usulca düştüm,
Sonra çoğaldım, çoğaldım…
Bir sele dönüştüm fark etmeden,
Ve sen kaçamadın o anılardan.
Sonra toprak çekti suyu,
Her şey sakinleşti,
İzler silindi yavaşça…
Ben de öyle,
Kaybolup gittim.
Belki de bir rüyaydım senin için,
Geceye ait, sabaha yenik…
Gördün, inandın, hissettin
Ama tutamadın.
Uyandın,
Ve ben bittim…
Şimdi ne kaldıysa geriye,
Biraz hatıra, biraz eksik cümle,
Yarım kalmış bir dokunuş gibi…
Yine de,
Eğer bir gün aklına düşersem
Bir şarkının arasında,
Bir sokak lambasının altında
Ya da ansızın gelen bir rüzgârla…
Beni güzel hatırla.
Çünkü ben, Seni hep öyle hatırlayacağım
06.07.2013
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.