(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Nefesin de bir mimarisi vardır. Her dize, okuyucunun göğsünden alacağı havayı, hangi kelimede duracağını, hangi hecede yükseleceğini hesaplayan bir bestedir. Bu sebeple şiirde ölçü, yalnızca parmak hesabı, kafiyede yalnızca ses benzerliği olmasa gerek. Asıl mesele bütün bunların aynı kalbin atışına hizmet edip etmediğidir.
Ölçü çoğu zaman hızlı akan bir ırmağa benzetilir. Doğrudur. fakat hiçbir ırmak yatağı boyunca tek hızla akmaz. Kimi yerde köpürür, kimi yerde genişleyerek ağırlaşır, kimi yerde kayalara çarpar, kimi yerde de derinleşir.
İşte gerçek ahenk de bu değişimin içindedir. Sürekli aynı tempoda koşan bir şiir, bir süre sonra yürüyüşe değil, mekanik bir sayışmaya dönüşür. Oysa bilinçli yerleştirilen bir durak şiirin nefes aldığı yerdir.
Şiirde tekrar edilen sözlere gelince, orası yalnızca bir nakarat değildir. Onlar kapıya her vuruşta biraz daha derine işleyen tokmak gibidir. Aynı cümlenin her kıtada yeniden belirmesi, anlamı eksiltmez, aksine her dönüşünde önceki mısraların yükünü de omuzlayarak gelir. İlk kıtada duyulan ifade, son kıtaya gelindiğinde artık aynı cümle olmaktan çıkar; yaşanmışlığın, eleştirinin ve vicdani muhasebenin ağırlığını taşımaktadır.
Vurgu ise şiirin görünmeyen pusulasıdır. Şair bazen kelimeyi değil, sessizliği konuşturur. Bazen bir durak, en uzun cümleden daha yüksek sesle konuşur. Okuyucu tam akışın hızına kapılmışken karşısına çıkan bilinçli bir duraksama, onu sadece ritimden değil, alışkanlığından da çıkarır. Şiirin amacı yalnızca kulağa hoş gelmek değildir. zihni uyandırmak, kalbi sarsmak ve insanı kendi vicdanıyla yüzleştirmektir.
Gerçek akıcılık ise okuyucunun şiiri bitirdikten sonra bile dizelerin içinde yürümeye devam etmesidir. Bazı şiirler okunurken akar. bazı şiirler okunduktan sonra da akmaya akmaya devam eder..
Aynı sesle biten kelimeler kulağı memnun eder. fakat aynı fikri büyüten dizeler , vurgular ve tekrarla ruhu ikna eder. Ses düzeni şiirin elbisesidir, anlam düzeni ise bedenidir. Beden olmadan elbisenin, duygu olmadan kafiyenin tek başına bir ömrü yoktur.
Sonuçta şiir, hem ölçünün hem de ruhun sanatıdır. Ölçü ona iskelet verir, durak nefes verir, vurgu karakter verir, kafiye ses verir. fakat bütün bunlara hayat veren şey ise duygunun kendisidir.
Sonuç olarak, ölçüsüne hâkim oluşu, kafiye disiplini, ses bütünlüğü, tematik sürekliliği, toplumsal duyarlılığı, hem ses hem anlam bakımından bir merdiven kuran yapısı ve okuru düşünmeye zorlayan finaliyle başarılı bir şiirdi.
Eyvallah Ahmet hocam. tebrik ve iyi dileklerimi sunuyorum.
Çağın sorunlarını anlatmışsınız.Bazen gayet başarılı bazen kelime eksikliği ve en önemlisi 8 li hece gibi dörtnala gidecek şiirin altlarına didaktik "bildiğin kadar" cümlelerini koymanız ahengi her kıtada bum ani fren yaptırıyor.Şiirlerde en büyük hatalardan biri okuyucuyu düşündüreyim derken ahengi bozmak hatasına düşmekhir.Bildiğin kadar nakaratları güzel olsada bu 8 li ritmik tarza uygun değildir.Saģlıcakla kal.
Engellemek kaldırmak bunlarla meşgalem yoktur.Sebebi vardır muhakkak.Hatırlamıyorum engellediğimide kaldırdıģımıda ilgilenmiyorumda bu tip basitliklerle.
Şiir yazmak konusunda ve şiir bilgisi olarak Allemi Cihan değiliz... bildiğimizce karalıyoruz bir şeyler... bildiğin kadar sizce uygun olayabilir ama bence de cuk oturdu.. herkesin kendince bir düşüncesi olduğına göre de bu çeşitlilik güzel bir şey... Haaa birde sz beni engellemiştiniz o engeli kaldırmanıza sebep nedir ki acaba? teşekkürler yorum ve ziyaret için... saygıyla
Engellemek kaldırmak bunlarla meşgalem yoktur.Sebebi vardır muhakkak.Hatırlamıyorum engellediğimide kaldırdıģımıda ilgilenmiyorumda bu tip basitliklerle.
Şiir yazmak konusunda ve şiir bilgisi olarak Allemi Cihan değiliz... bildiğimizce karalıyoruz bir şeyler... bildiğin kadar sizce uygun olayabilir ama bence de cuk oturdu.. herkesin kendince bir düşüncesi olduğına göre de bu çeşitlilik güzel bir şey... Haaa birde sz beni engellemiştiniz o engeli kaldırmanıza sebep nedir ki acaba? teşekkürler yorum ve ziyaret için... saygıyla
Her zaman ki gibi kendi tarzınızda;; Gönlünüze gelen ilhamınızı, yazan kaleminiz dert görmesin, bizlerde okuduk beğendik, daha nice şiirlerde buluşmak dileğimle sağlıcakla kalın...
Ne kadar doğru dediniz Ahmet hocam.. liyakatin yerini iltimas, samimiyetin yerini gösteriş ve adaletin yerini de güç aldığı sürece biz bu toplumsal çözülmenin önüne geçemeyiz....
Bu anlamlı ve insanı düşünmeye davet eden dizelerinizi ilgiyle okudum üstadım. Durumu vaziyet bir cetvelden çıkmış gibi gayet net ve açık anlatılmış. Sonumuz hayrola. Umarım düzelir. Selamlar saygılar toprağım
Halit Durucan tarafından 8.7.2026 01:14:04 zamanında düzenlenmiştir.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.