Başarı tek başına elde edilemez. emeği dokunan herkesle mutluluğu paylaşanlar, daha büyük başarılara ulaşır. dr.faruk bayülkem
rumuz
rumuz

Tanrı'nın Avuçları

Yorum

Tanrı'nın Avuçları

4

Yorum

16

Beğeni

0,0

Puan

208

Okunma

Tanrı'nın Avuçları

Tanrı'nın Avuçları

Çocukken,
Tanrı’nın
beni avuçlarında
taşıdığına inanırdım.
Bu yüzden,
düştüğümde
önce dizlerime değil,
gökyüzüne bakardım.

Sonra büyüdüm.
Ne gökyüzü değişti,
ne de kuşlar.
Yalnızca,
içimde
bir şey,
sessizce
yerini terk etti.

Bir gece,
melekler
odamın yolunu unuttu.
Sonra,
dualarım
tavana değip
geri düştü.
Sonunda,
ellerimi açınca,
yalnızca
rüzgâr geçti
avuçlarımdan.

Bazen,
sokakta oynayan çocuklara bakıyorum.
Henüz
dünya korkusu sinmemiş bakışları var.
İçlerinden biri,
hiç tanımadığı hâlde
bana gülümsüyor.
O an,
çocukluğumun
beni affettiğini,
ama geri dönmeyeceğini
anlıyorum.

Belki de
insan,
Tanrı’nın avuçlarından
düşmüyor.
Sadece,
bir zamanlar
orada taşındığını
unutuyor.
Sonra
kendine
gurbet oluyor.

Eğer bir gün,
Tanrı’nın avuçlarında
uyuyan bir çocuğa rastlarsanız
ona benden bahsetmeyin.
Bırakın,
düştüğünde
önce gökyüzüne baksın.
Bırakın,
meleklerin
her gece
adını bildiğine inansın.

Çünkü bazı inançlar,
yalnızca
çocuklara yakışıyor.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Tanrı'nın avuçları Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Tanrı'nın avuçları şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Tanrı'nın Avuçları şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
Ramazan Boran 1
Ramazan Boran 1, @ramazancboranc1
7.7.2026 21:39:24

Neden insan dünyaya ağlayarak gelir?

Belki de o ilk ağlayış, canının acısından değil, sonsuz bir merhametin sıcaklığından ayrılmanın şaşkınlığındandır.

Çünkü hiçbir çocuk dünyaya korkuyla bakmaz.

Bir bebeğin gözlerine uzun uzun bakın. Orada henüz hesap yoktur. Kırgınlık yoktur. İhanet kelimesinin anlamı bile yoktur. Kin, hırs, kibir, gösteriş... Hiçbiri daha uğramamıştır o küçücük kalbe.
Çocuk, yeryüzünün üzerinde dolaşan en saf duadır. Konuşmayı öğrenmeden önce bile Allah'a en yakın lisandır.

Belki de bu yüzden bir çocuğun uykusunu seyretmek ibadete benzer.
Çünkü uyuyan bir çocukta dünyanın kirini asla göremezsiniz.
Yalnızca rahmet nefesin aldığını görürsünüz.

Biz büyüdük.
Boyumuz uzadı ama ruhumuz küçüldü.
Bilgimiz arttı fakat teslimiyetimiz eksildi.

Kalabalıklara karıştık..alkışlar öğrendik, başarılar biriktirdik, isimler kazandık... Ama çocukken elimizden hiç düşürmediğimiz o görünmez güven duygusunu yavaş yavaş kaybettik.

Eskiden düştüğümüzde göğe bakardık.
Şimdi göğe bakmaya utanıyoruz.


Oysa Allah, insanın en güçlü olduğu anlarda değil, en çok dağıldığı zamanlarda "Ben buradayım." der.

Biz sadece ağlamayı unuttuğumuz için duyamıyoruz.

Çocukların duası kısadır.
"Allah'ım annemi koru."
"Babam işten gelsin."
"Bugün kuşlar üşümesin."
Ne kadar küçük cümleler bunlar.

Ama göğe ulaşan yolların en genişi, belki de bu kadar küçük kalplerden geçiyor.

Biz ise dualarımızı bile ağırlaştırdık.
Cümlelerimiz uzadı.
Kalplerimiz kısaldı.
Allah'ın rahmeti ise hiçbir zaman değişmedi.

Güneş nasıl kötü insanların evine de doğuyorsa, rahmet de en kirlenmiş kalplerin kapısını çalmaktan dahi vazgeçmiyor.

Biz uzaklaştık.
O değil.
Kuruyan toprak yağmuru suçlayamaz.
Penceresini kapatan, güneşi karanlık sanamaz.
İnsan bazen Allah'ın kendisini bıraktığını zanneder.

Oysa çoğu zaman insan, kendi kalbinin kapısını içeriden kilitlemiştir.
'Allah'ın merhameti anne şefkatinden bile büyüktür der " büyükler
Belki de bunun için anneler, çocuklarını uyurken öpmeye doyamaz.

Çünkü merhamet, Allah'ın yeryüzüne bıraktığı en güzel izlerden biridir.

Bir annenin titreyen eli...
Bir babanın sessiz fedakârlığı...
Bir yetimin başını okşayan yabancı...
Bir çocuğun ekmeğini kuşlarla paylaşması...
Hepsi aynı rahmetin farklı lehçeleridir.

be çocuk...
Çocuk, Allah'ın dünyaya yazdığı en temiz cümledir.
O henüz kimseyi dış görünüşüyle sevmez.

Soyadıyla konuşmaz.
Makamıyla selam vermez.
Zengini fakirden ayırmaz.
Irk bilmez.
Sınır bilmez.

Onun kalbi,
henüz dünyanın kirini öğrenmemiş bir pınardır.

Belki de bu yüzden çocuklar gülerken cennet biraz daha yaklaşır yeryüzüne.

Sonra zaman gelir.
Hayat, insanın avuçlarına taşlar bırakır.

İhanet...
Ölüm...
Ayrılık...
Yoksulluk...
Yalnızlık...

ve insan, kalbini koruyabilmek için üzerine kabuk örmeye başlar.

Ne acıdır ki çoğumuz büyümeyi, kabuklarımızın kalınlaşması zannederiz.
Oysa gerçek büyümek; çocukluğun saflığını kaybetmeden yaşlanabilmektir.

Masumiyetini koruyabilmektir.
Affedebilmektir.
Merhameti eksiltmemektir.
Çünkü Allah, yaşımızı değil; kalbimizin ne kadar çocuk kalabildiğini bilir.

Belki de kıyamet günü bize ilk sorulacak şeylerden biri şudur:
"Dünyaya gelirken taşıdığın o temiz kalbi ne yaptın?"

İşte o gün diplomalar konuşmayacak.
Servetler susacak.
Alkışlar da...
Sadece kalpler cevap verecek.

Ve belki insan, ömrü boyunca aradığı huzurun hiçbir zaman kaybolmadığını anlayacak.

O huzur hep aynı yerdeydi.
Rahmetin gölgesinde...

Allah'ın avuçlarında...

Biz yalnızca başımızı kaldırmayı unuttuk.

Belki de cennete giden yol, yeniden çocuk olmaktan değil; çocuk gibi güvenebilmeyi yeniden öğrenmekten geçiyor.

Çünkü çocuklar Allah'a inanmazlar sadece...
O'na güvenirler.

Ve insanın yeryüzündeki en büyük yoksulluğu, ekmeğinin eksik olması değildir.
Allah'ın merhametine duyduğu güveni kaybetmesidir.

Ne mutlu, büyüdüğü hâlde kalbini kiraya vermeyenlere...

Ne mutlu, dünyanın bütün kirine pasına merhametsizliğine rağmen çocuğun duası kadar temiz kalabilenlere...

Çünkü belki de Allah'ın avuçlarından düşen hiç kimse olmadı.

Yalnızca bazıları, o avuçların kendilerini hâlâ taşıdığını unuttu.

Eyvallah sevgili şair
Tebrikler kalben gelsin size.
wewin
wewin, @wewin
7.7.2026 19:15:40
en güzel iman, kabullenme ve sorgulama vakti o tertemiz zaman dilimiydi

büyüdükçe vesveseli dünya hayatı kırıyor
asıl olanla kurulu incecik bağlantıyı

esence kalın hep 🌿
Fikrim Derya
Fikrim Derya, @fikrimderya
7.7.2026 18:55:52
Güzel betimlenmiş bir şiir.Kaleminize sağlık
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL