2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
118
Okunma
Toprak Kokusu
Ey insan!
Kulak ver önce kendine;
Yüreğinin en derin yerinde
Çarpan o kutsal uğultuyu dinle.
Çünkü insan,
Önce kendi sesini duyunca
Ayağa kalkar.
Kıyıları bağrına basan dalgalar
Çağırıyorsa seni,
Ormanlarda yeşilin kökleri
Sessizce çatlıyorsa,
Göğün mavisi soluyor,
Toprak kokusunu yitiriyorsa;
Bil ki umut susamıştır insana...
Bil ki gökyüzünde
Dilek tutacak yıldızlar azaldığında,
Yeşil dalından kopar,
Karanlık iner yüzüne.
İçinde kanar haykırışlar,
Hayat namlunun ucunda can verir.
Sen de çölün savurduğu kum gibi
Savrulursun dört bir yana;
Ardında kan kokar toprak.
Gece çökerken şehrin üzerine,
Kaldırımların karanlık gölgesinde
Bir lamba bile titreyerek yanıyorsa,
Sanma ki fırtına dinmiştir.
Sıkı tut öfkeni,
Teslim etme ruhunu korkuya.
Çünkü susmak,
Karanlığı büyütmektir.
Hayat yokluğun eşiğinde
Sönmüş lambalara dönmüşse,
Sevgi ışımıyor,
Güneş şafağı uyandıramıyorsa;
İçindeki güzellikler
Bir bir terk ediyorsa seni,
Umut bu şehrin rüzgârında savruluyorsa,
Sakın eğme başını!
Boyun eğmek değil,
Ayağa kalkmaktır insan olmak.
Kulak ver doğaya...
Dağların sesini dinle.
Bulutlar acıyı yüzüne savuruyor,
Yağmurlar yüreğine hüzün serpiyorsa;
Bil ki içinde
Hâlâ sönmemiş dumansız bir ateş,
Hâlâ küllenmemiş sevdalar vardır.
Öyleyse kaldır yüreğini
Gün doğumuna doğru.
Dağlar uyansın,
Irmaklar umuda aksın.
Toprak yeniden kokusuna kavuşsun,
İnsan yeniden insana...
Ve güzel günler,
Bir bahar gibi yürüsün
Dağlarımızdan ovaya.
Abdullah Oral
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.