0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
24
Okunma

Hayat bu;
Bir yanı deniz kokusu,
Bir yanı barut ve is...
Kıyılarda saklı sevdalarla gelir,
Bir çocuk gülüşü gibi dokunur yüreğine.
Sonra bir dalga olur,
Vurur kumsallara özlemi,
Yakamozlu gecelerde
Bir çift göz bırakır avuçlarına.
Bazen bir sevgilidir hayat;
Saçlarına rüzgâr düşmüş,
Maviye yaslanmış bir kadın gibi...
Bazen de bir kavga türküsü;
Barikatlarda yükselen yumruk,
Meydanlarda çoğalan bir slogan gibi...
Sen sevdasın ey hayat!
Uğruna tutsak olduğum,
Uğruna ateşlere yürüdüğüm.
Sen aşksın!
Bir yüreğin ötekine uzanan eli,
Bir lokma ekmeği bölüşen kardeşlik,
Gönülde bahar,
Barikatta umut,
Ölümüne kucakladığım hürriyet...
Ne çok şey yaşadık seninle!
Yoksulluklar gördük,
Sürgünler, ayrılıklar, zindanlar...
Dostlar uğurladık toprağa,
Türküler söyledik ardından.
Kimler geldi, kimler geçti...
Kimi bir yağmur gibi değdi ömrümüze,
Kimi bir hançer bıraktı sırtımızda.
Kimi aşk oldu,
Kimi kahır,
Kimi zulüm...
Ama ne olursa olsun,
Yine sana çıkıyor yollar.
Çünkü sen;
Bir çocuğun yarına inancı,
Bir emekçinin nasırlı avucu,
Bir annenin gözlerinde sakladığı dua,
Bir halkın bitmeyen düşüsün.
Ey hayat!
Biz seni,
Bir denizin mavisinde değil yalnız,
Bir meydanın uğultusunda da sevdik.
Ve biliriz;
En uzun gecenin ardından bile
Bir şafak düşer yeryüzüne.
Çünkü sen,
Özgürlük tutkumsun.
Çünkü sen,
Adın konulmamış en büyük sevdamızsın.
Çünkü sen,
Hürriyetsin...
Abdullah Oral.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.