Evren aynı kalmak için değişir, biz ise farklı olmak için. john fowles
Fikrim Derya
Fikrim Derya

AŞK-I BEYANAT

Yorum

AŞK-I BEYANAT

( 4 kişi )

5

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

84

Okunma

AŞK-I BEYANAT

Hicri...Senden gidişin birinci ayı..
Bir Kasım sabahı...
Kırık tekerlekli bir bisiklete binmiş umudum..
Her yerde hüzünlü yapraklar...
Bir seyyaha verdiğim düşlerim..
Derimi tırnaklar...

Susma...
Adaletin vaktidir!!

Susma...
Gözlerinin siyahı gecelerin akdidir!!!

Susma ki..
Sensizlik virane gönlümde...
Maşukla telakkidir...

Her gidişin bir dönüşü var derler
Eeyyy lebi derya...
Bilmem hangi bahar çiçek açacak evren
Ve gülüşlerin ısıtacak dünyayı..
Bilmem ne vakit özgürce uçacak kelebekler..
Onlar da senin gibi bir mevsim görünüp
Bir mevsim gidecekler...


Yoksa..
Yoksa bana kiralık aşkını mı sunuyorsun???
Pervasız düşlerine beni..
Peşkeş mi sanıyorsun???

Konuş...
Neden susuyorsun???

......


.....

Vakit adalet vakti!!!

Giyindim kelimeleri...
Yaz arzuhalci...

İşte duyan!!!
İşte beyan...



















Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Aşk-ı beyanat Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Aşk-ı beyanat şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
AŞK-I BEYANAT şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
6.7.2026 02:06:39
5 puan verdi
Gidenin ardından geçen o ilk otuz günün, o kasım ayazının ve kırık tekerlekli bisikletlerin üzerinde titreyen umudun yükünü kelimelere döküyorum. Arzuhalci hazır; kağıt beyaz, beyan ayan, kelimeler zırh gibi kuşanıldı.

Kasım sabahının hüznüyle sararan her bir yaprak, gidişin birinci ayında kalbe düşen birer kor olmuştur. Umut ki, kırık bir tekerleğin üzerinde menzile varmaya çalışırken, seyyahlara emanet edilen düşler şimdi deriyi tırnaklayan birer sızıya dönüşmüştür.

​ Sükut, bu saatten sonra en büyük zulümdür. Vakit, susma vakti değil, adaletin tecelli etme vaktidir. Gözlerinin siyahıyla geceleri aydınlatan o akit, sessizlikle bozulamaz.
Susma ki, senin yokluğunla viraneye dönen bu gönül, ancak maşuka ulaşıp teselli bulabilsin.

Her gidişin bir dönüşü olduğunu fısıldayan o koca derya, ne zaman çiçek açacağını bilmediğimiz bir baharı saklar koynunda. Dünyayı ısıtacak o gülüşlerin, kelebeklerin özgürce uçacağı o vaktin hasretiyle doluyken; bir mevsimlik ömürlerin arkasına saklanıp gitmek adil midir?

Ve en ağır sitem, en pervasız şüphe şudur ki; bu muazzam yangının karşılığı kiralık bir aşk mıdır? Pervasız düşlerin girdabında, bu saf gönlü bir peşkeş mi sanıyorsun? Şimdi suskunluğu yırtma, suskunluğun arkasına gizlenen bahaneleri bir kenara atıp konuşma vaktidir.
Kutlarım KALEMİNİ ŞAİRE KARDEŞİM
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
6.7.2026 01:03:41
5 puan verdi
"Aşk-ı Beyanat", modern imgeler ile klasik esintileri harmanlayan, zamana ve gidişlere meydan okuyan sinematografik bir sitem şiiridir. "Bir Kasım sabahı" ve "kırık tekerlekli bisiklet" gibi hüzünlü görsellerle başlayan ayrılık acısı; "lebi derya"ya karşı yapılan hırçın bir adalet, uyanış ve hesaplaşma çağrısına dönüşmektedir. Şair; suskunluğun yarattığı belirsizliği, kelebek ömürlü geçici hevesleri ve en nihayetinde maruz kaldığı sahteliği ("kiralık aşk") pervasızca sorgulayarak, aşkın içindeki gururlu isyanı ve hakikat arayışını son derece dinamik bir dille özetlemektedir.
murat yildirim
murat yildirim, @muratyildirim11
6.7.2026 00:25:39
5 puan verdi
İşte duyan işte beyan👏👏👏👏 kaleminize yüreğinize sağlık. Kutlarım
Ramazan Boran 1
Ramazan Boran 1, @ramazancboranc1
5.7.2026 23:53:28

aşk mahkemesinden
gerekçeli karar!



dosya açıldı.
esas no: bir ömür.
karar no: bir ayrılık.

duruşma salonuna ilk giren taraf,
sevdiğini kaybetmiş bir adam olmadı; omzunda Kasım taşıyan bir mevsim girdi.
ardından kırık tekerlekli bir umut,
koltuk değnekleriyle yürüyerek yerini aldı.
en arkada ise aylarca konuşmayan sessizlik oturdu.
kimsenin yüzüne bakmadı.
mübaşir ayağa kalktı:

"vicdan mahkemesi başlıyor."

hâkim kürsüsüne zaman geçti.
ilk söz davacıya verildi.
davacı konuşmadı.
önüne birkaç sararmış yaprak, bir bisiklet tekeri ve söylenememiş cümleler bıraktı.

mahkeme sustu.
bazen deliller konuşur; insanlar susar.
sanık kürsüsüne aşk çağrıldı.
adı okundu.
geldi.

fakat tek başına değildi.
arkasında suskunluk vardı.
yanında mazeretler...
cebinde yarım kalmış sözler...
gözlerinde ise "anlatırsam her şey değişir" korkusu...

hâkim sordu:

"bu kalbe umut verdin mi?"
aşk başını eğdi.
"evet."

"peki, giderken umudu neden geri aldın?"
salon sessizliğe gömüldü.
cevap verilmedi.
çünkü bazı suçların inkârı olmazdı.

tanıklar dinlendi.
Kasım dedi ki:

"ben yalnızca mevsimdim. beni ayrılığın adı yaptılar."

kelebek dedi ki:
"benim ömrüm kısaydı. ama onların sevgisi benden de kısa sürdü."

gece dedi ki:

"en çok ben biliyorum onun kaç defa sabahladığını."

kalem kürsüye geldi.
mürekkebi kurumamıştı.
şöyle dedi:

"ben yalan yazamam. yazdığım her cümlede biraz gözyaşı vardı."

son tanık olarak kalp çağrıldı.
yerine yürüyemedi.
hâlâ taşıdığı yük kendisinden büyüktü.

hâkim son kez sanığa döndü:
"diyeceğin var mı?"
aşk sustu.
o an mahkeme anladı.
bazen susmak, bütün suçlamaları kabul etmektir.

karar için ara verildi.
vicdan uzun uzun düşündü.
merhamet söz istedi.
gurur itiraz etti.
hasret ağladı.
zaman ise yalnızca bekledi.
Ve nihayet gerekçeli karar açıklandı:

sanık aşk'ın suçlu olduğuna değil; eksik yaşandığına hükmedilmiştir..



mahkeme, suskunluğun en ağır suç ortaklarından biri olduğuna oy birliğiyle karar vermiştir.
gidenin cezası unutulmak değildir.
kalanın cezası da beklemek değildir.. dedi

dosya kapatılmıştır.

ancak...

kararın altına kalp imza atamamıştır.

:)






DÏYAR FERZAN
DÏYAR FERZAN, @dyarferzan
5.7.2026 23:29:04
5 puan verdi

Gönül bu
Uğrak yoksa sevilenden
En yüceye böylesi beyanat
Bir ilam
İçsel müşküliyetini dile getiren
Yürek yazıtını sergiler

Gidenler mutlu mu acaba
Terki diyar ettikleri
Viraneye döndürdükleri
Sevda kanamasına bıraktıkları
Ateş faklarına attıkları
Sevdakarları

Mutlular mıki?
Her defasında
Satır satır duygu ibresinin zirveye tırmandığı
Gece yarıları nefessiz kalışların
Uykusuz dört duvar arasında
İkiye bölünüşlerin
Azap içinde bırakılışlardan

Sevinç ekeneklerini
Simalarına gülücükleri yakıştırırlar mı?
Eğer hal böyleyse
Her ahın bir bedeli var yüce katta


Çok duyguluydu Derya şair
Gönül kelamınıza sağlık

Bir’e emanetsiniz
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL