Önce doğruyu bilmek gerekir; doğru bilinirse yanlış da bilinir, ama önce yalnış bilinirse doğruya ulaşılamaz. farabi
Fikrim Derya
Fikrim Derya

SREBRENİTSA

Yorum

SREBRENİTSA

( 22 kişi )

21

Yorum

43

Beğeni

5,0

Puan

484

Okunma

Okuduğunuz şiir 11.7.2026 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.
SREBRENİTSA

SREBRENİTSA

Öptüm avuç içlerini anne..
Mavi bir kelebeğin göğsünde emzirdim
O son geceyi...
Kuşluk vakti vuruldu hayallerim
Kan revandı yollar..

Burası mahşer!! Burası Kerbelâ!!
Burası Srebrenitsa...

Nergis çiçeği kokardı ellerin anne..
Şimdi ayak tozunda cennetin izleri..
Boğazımda kalu belâdan kalma bir tokmak..
Nasıl da bir süngüyle susturdular ecdâdı??
Asılı kaldı tozlu raflarda..
Bir yetimin feryadı..

Burası mahşer!! Burası Kerbela!!
Burası Srebrenitsa...

Sapan taşlarımı aldılar anne..
Bir bebeği kabzayla duvara çaktılar..
Saklandım düşlerine de..
Beni bulamadılar..
Korkma diyorsun, gülümsüyorsun..
Bir acı hatıradan başka tutunacak neyim var??
Kahrı kaldı geride bu yangının..

Burası mahşer!! Burası Kerbela!!
Burası Srebrenitsa..

Dipsiz bir uçurumun kenarında
Mağrurum,mağdurum,ışıksızım anne..
Kör kuyularda kaldı yürek sızım..
Geç kaldı ebabiller!!
Ebreheye kaldı meydan..
Yokmuş sesimizi duyan!!

Ey müslüman! Artık uyan!!

Burası mahşer!!Burası Kerbela!!
Burası Srebrenitsa..


(((Şiirimi güne layık gören seçici kurula sonsuz teşekkürler)))




Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (22)

5.0

100% (22)

Srebrenitsa Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Srebrenitsa şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SREBRENİTSA şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
elif.kurt
elif.kurt, @elif-kurt
12.7.2026 01:43:40
5 puan verdi
Artemis (Ölüm) Çiçeği,
Kaç çığlık sardın gövdene?
Kaç masum gözyaşıyla kurumuş toprağı suladın, boy verdin yeryüzüne,
Kaç inanmış, günahsız çocuğun duasıyla toprağı susturup can buldun?
Mavi kelebekleri çağırdın bu büyük uyanışa...
O narin kanatlarına öyle bir haber yükledin ki, sessiz feryatları tüm insanlığa duyurdun.
İnsanlığın, Birleşmiş Milletler’in sahte vaatlerine güvenerek sığındığı o "güvenli" bölgede yaşanan vahşeti dünyaya haykırmaya yemin ettin.
Her bir yaprağında feryat eden bir anne duası,
Her bir mavi kelebek kanadında bir şehidin silinmez izi var: Srebrenitsa...
Türk varlığını yeryüzünden silmeye and içmiş, medeniyet maskesi takmış o tek dişi kalmış canavarın affedilmez katliamını, sen kazıdın insanlığın hafızasına!

Bu zulmü ve insanlık dışı dramı bu güzel şiirle yüreğe kazıyan kaleminizi tebrik ederim çokça sevgimle şairem 💫👏🏻🌸💐
Ruhları şad olsun

elif.kurt tarafından 12.7.2026 01:46:18 zamanında düzenlenmiştir.
Tülay Aslan
Tülay Aslan, @tulayaslan
12.7.2026 01:23:02
5 puan verdi
Güne düşen güzel şiiri ve şairemi kutluyorum Kaleminize bereket İlhaminiz bol olsun Tebrikler Selam sevgiler.
arslan gazioğlu
arslan gazioğlu, @arslangazioglu
12.7.2026 01:07:27
Hah nihayet eli ayağı düzgün bir şiiri koydular tepeye.Gayet özgün benzetmeler ajitasyona kaçmadan Bosna zulmünü duru,vakur bir o kadar hisli anlatmışsınız.Semolizm vede realizm ile bezeli satırlar."duvara çakılan bebek" realist bakışla vahşetin tasviri iken "düşte saklanmak" sembolizm.Kolay beğenmeyen olarak takdirlerimi gönderiyorum.
Rû //
Rû //, @r --
12.7.2026 01:03:28
merhaba sevgili derya

unutmamak unutturmamak adına 2024 te konuyla alakalı yazdığım bir çalışmamı bırakayım yoruma.
.....................................................
Hepimiz yakın ya da uzak çevremizden çeşitli iletişim kanalları vasıtasıyla haberler alıyor; bir şeyleri görüyoruz, duyuyoruz, etkileniyoruz . Yaşanılan acı dolu olayları o an derinlemesine hissetsek de aradan yıllar geçtiğinde hafızamızdan yavaş yavaş siliniyor, unutmaya başlıyoruz. Belki de gerçek anlamda iliklerine kadar bire bir hissetmek için o duygunun asıl kaynağına ulaşmak gerekiyor. Ateş düştüğü yeri yakar derler ya! İşte, tam da şimdi ateşin düştüğü o ''yer'' de bulunmaktayım .Boğazımda düğümlenen sözcüklerin çözülüp çıkmak için bile kendine hacim bulamadığı yerde. Yıl 2024... Aylardan Aralık...

Balkanlardaki soğuk hava tabakasının içinde titreye titreye yanıyor, kavruluyorum. Burası Srebrenitsa. Etrafımda binlerce mezar, tam karşımda ise toplu katliamın yapıldığı akü fabrikası var.
....

Bosna Hükümeti'nin yeni kurulduğu zamanlarda sadece yedi bin askerleri varken ve henüz herkese bir silah temin edilmemişken Sırplar, Büyük Sırbistanı kurma hayalleriyle yanıp tutuşuyor, Bosnayı parçalamak istiyorlardı. Yugoslav Ordusunun da desteğini alarak iç savaşı başlattılar.
tamamen sivillere yönelik halkı hedef alan bir savaşın daha doğrusu korkunç bir katliamın kulaklara mimlenmesi gereken cümlesidir bu:

''Savaş esnasında hayatta kalmak istiyorsanız askere gitmelisiniz. Çünkü sivil olarak hayatta kalma şansınız çok daha az!..''

Düşünebiliyor musunuz? Boşnaklar, Sırplara güvendiği için böyle bir acı yaşadılar. Komşuydu onlar. Elli yıldır birlikte yaşıyorlardı. Karışık evlilikler yapmışlardı. Birbirlerinden kız alıp vermişlerdi. Bu evlilikten doğan çocukların kimisi kendini Sırp gibi, kimisi de kendini Boşnak gibi hissediyordu. Birlikte doğum günlerini, yıl başlarını, özel günleri kutluyorlardı. İnanılır gibi değil... Bir sabah komşunuz evinize geliyor ve tüm ailenizi tarıyor. İşte bu savaş komşuluğu tamamen bitirdi. Çünkü komşu, komşuyu vurdu!..

Şimdi aileler gencecik kızlarını, oğullarını her an savaşa hazır duruma getirmek için hafta sonları boş bir araziye götürüp silah kullanmayı öğretiyorlar, talim yaptırıyorlar. Ve hatta evlenecek olanların çeyizlerine tabanca koyuyorlar. Aynı şeyi Sırplar da yapıyorlar.

Bosna sokaklarında dolaşırken belki öncesinde fark etmeden üstüne basıp geçtiğim, sonrasında birçok yerde dikkatimi çeken delik deşik olmuş kıpkırmızı zeminler...Evet. Savaş bitti. Buralara düşen bombaların, atılan kurşunların, katledilen masum insanların izleri duruyor hâlâ. Acılarını hiçbir zaman unutmadı Boşnaklar. Her On Bir Temmuz'da Srebrenitsa katliamının yıl dönümünün yaşandığı zamanlar, bu delik deşik izleri de unutturmamak adına her sene kırmızı mürekkeple boyuyorlar. ''Bosna Gülleri'' diyorlar bu izlerin adına.

Yugoslavya'nın dağılımında iç savaşlar esnasında Bosnada ve diğer cumhuriyetlerde toplam üç yüz bin kişi öldürüldü. Bunlardan iki yüz bini Boşnaklardan, yüz bini ise Hırvat ve Sırplardan oluşuyordu. Savaş esnasında öldürülen en küçük çocuk hatta çocuk demek yanlış olur üç aylık bir bebekti. Öldürülen en yaşlı insan ise doksan iki yaşında bir kadındı. Öldürülen diyorum ya bir anda yok edilmek, varlığın fazla acı çekmeden anında, ya da saniyeler dakikalar içinde ortadan kaldırılması olayı değildi bu. Çünkü bunlar havan topuyla ya da kurşunlarla öldürülmüş değillerdi. Sırplar, bıçak kullanıyorlardı. Bu bölgeleri boşaltmaları için onları tehdit ediyor, üzerinde baskı yaratıyor, korkutuyor, ellerini ayaklarını keserek işkenceler ediyorlardı. Ne acı ki savaş esnasında yirmi bin kadına tecavüz edildi. Bu tecavüzlerden dünyaya gelen çocukların kimisi, anneleri tarafından canlı canlı gömülmek zorunda kaldılar. Kimisi de Bosna'nın birçok yerinde kurulan kimsesiz çocuklar yurduna bırakıldılar. Yıl, iki bin yirmi dört! Bu kadınların bir çoğu şu an yurt dışında yaşıyor ve halen aralarında psikolojik tedavi görenler var.

Aliye İzzetbegoviç ölmeden önce Bosna'yı Türklere emanet ediyorum demiş. Bu yüzden ki Türkiye'deki yetkililer Bosna'ya çok farklı bir gözle bakıyorlar. Yıllar önce Ahmet Davutoğlu ve Recep Tayyip Erdoğan bu topraklara gelmiş. İkisinin de söylediği sözler aşağı yukarı aynıymış:
''Bosna bizim bir parçamızdır. Bosnaya saldırmış olan bize saldırmış olacaktır.''
Türkiye'den gelen yetkililer Boşnakların biraz daha rahat nefes almasını sağlarken, Sırpları ise kızdırmış oldular. Yirmi yirmi beş yıldır bölgede Türk askerleri bulunuyor. Sokaklarda dolaşırken Türk bayrağı taşıyan cipler görüyorum. Mehmetçiklerin sayesinde burada da kendimi güvende hissediyorum.
Bosnada ise şu an her şey sakin bir şekilde yoluna devam ediyor.

EbRuAsya//




duyarlı yüreğine sağlık.
gün için tebriklerimle

sevgiler


CANIM.BENİM
CANIM.BENİM, @canim-benim
12.7.2026 00:28:00
"Günün şiiri seçilen muhteşem eserinizi yürekten kutlarım! 👏 Bu harika birinciliği bir gülle taçlandırıyorum. 🌹 Kaleminiz dert görmesin, başarılarınız her daim olsun."
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
12.7.2026 00:18:00
5 puan verdi
olağanüstü güzellikte bir çalışma günün şiiri olması son derece yerinde ve uygun bir değerlendirme dolayısıyla tebrik ediyorum günün şiirini ve şairini başarı dileklerimle ve selam saygıyla...
-Şiir Perisi
-Şiir Perisi, @-siirperisi
12.7.2026 00:02:03
aa cok sevindim teprikler tekrar
s.eyyubi
s.eyyubi, @mustafaalagoz
11.7.2026 23:52:57
5 puan verdi
Mavi bir kelebek. Mazlum coğrafyayı kaplayan mavi kelebekleri unutur muyum. Ah Srebrenitsa. Benim üniversite yıllarımda yaşandı

s.eyyubi tarafından 11.7.2026 23:57:56 zamanında düzenlenmiştir.
murat yildirim
murat yildirim, @muratyildirim11
11.7.2026 23:28:48
Srebrenitsa 😞😞😞😞😞
-Şiir Perisi
-Şiir Perisi, @-siirperisi
11.7.2026 23:21:02
ne kadar anlamlı satırlar,
Kızılelmalım
Kızılelmalım, @kizilelmalim
11.7.2026 21:23:53
5 puan verdi
Her zaman ki gibi kendi tarzınızda;; Gönlünüze gelen ilhamınızı, yazan kaleminiz dert görmesin, bizlerde okuduk beğendik, daha nice şiirlerde buluşmak dileğimle sağlıcakla kalın...
Sevtap Kaya Nurgönül
Sevtap Kaya Nurgönül, @sevtap-kaya-nurgonul
11.7.2026 19:29:55
Aynı anda birbirimizin sayfasındaymışız çok ilginç değil mi? Yürek sesiniz çok güzel ve bir o kadar da kederli... Ah çocuklarımız, dilsiz bir ağıt gibiydi şiir...

Kutlarım, sevgiyle....
Ramazan Boran 1
Ramazan Boran 1, @ramazancboranc1
11.7.2026 18:58:53


Şirin içinde vicdan konuşuyor,
acı konuşuyor, çaresizlik konuşuyor, ,
teselli konuşuyor,, ölüm konuşuyor,
tarihin küllenmeye bırakılmış acılarının üzerine eğilen bir el gibi uzanıyor. Şair, yalnız kendi gözyaşını anlatmıyor; annesini kaybeden bütün çocukların, yurdunu kaybeden bütün mazlumların ve sesi kısık bütün masumların yerine ağlıyor.

Gerçek şair, başkasının acısını kendi kalbinde taşıyabilen insandır.


insanlığın kaybettiği merhametin adıdır. Kerbelâ, Ve Srebrenitsa ve daha adı zikredilmeyen nicelerin mahşeri aynı cümlede buluşurken tarih acının tek ve değişmeyen yüzüne dönüşüyor



Burası Srebrenitsa..
Burası Kerbela..
Burası mahşer... nidalarıı edebî bir tekrar olmanın ötesinde, vicdanı uyandırmak için çalınan bir çandır.
Okuyan kişinin kulağına değil, kalbine vuran bir çandır bu.
Bugün dünyanın en büyük yoksulluği başkasının acısını hissedebilen kalplerin eksilmesidir.
Kendine bir kahramanlık payesi biçmeyen, mazlumun yüküne omuz vermeye çalışan bir yürek sesi bu.


Sizin gibi iyi yürekli, vicdan sahibi ve merhameti hayatının merkezine koyan insanlar hep var olsun.

Zulmün karşısında susmayan, mazlumun gözyaşını kendi gözyaşı bilen, hiç tanımadığı insanların acısını bile yüreğinde hissedebilen insanlar, insanlığın tükenmeyen umududur.

Sizi yürekten tebrik ediyor, bu güzel yüreğinizi gönülden selamlıyorum..

CANIM.BENİM
CANIM.BENİM, @canim-benim
11.7.2026 17:20:27
Srebrenitsa trajedisini, anne özlemini ve o derin acıyı tarihi imgelerle çok sarsıcı işlemişsiniz. Dizeleri seçtiğiniz Yalnızlık Senfonisi eşliğinde okumak, kelimelerin hüznünü ve ağırlığını çok daha derinden hissettirdi. Fikrim Derya Hanım, bu anlamlı ve kıymetli eseriniz için teşekkürler, kaleminize ve yüreğinize sağlık.
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
11.7.2026 16:29:50
5 puan verdi
Mavi Kelebeklerin Hüznü: Şiirde geçen "mavi kelebek" imgesi, toplu mezarların bulunmasını sağlayan o acı gerçeğe dokunarak şiirin tarihi yükünü daha ilk dizelerde en derinden hissettiriyor. Çocuğun sapan taşlarının alınması ve masum hayallerin kuşluk vakti vurulması, zulmün ne kadar acımasız olduğunu çok dürüst ve çıplak bir dille yüzümüze vuruyor.
Mahşer ve Kerbelâ Ortaklığı: Acının büyüklüğünü "Burası mahşer! Burası Kerbelâ!" nidasıyla tarihteki en büyük mazlumluklarla bir tutması, Srebrenitsa'da yaşanan trajedinin derinliğini ve o anki çaresizliği çok güçlü özetlemiş.
Geciken Ebabiller ve İsyan: Şiirin sonundaki "Geç kaldı ebabiller / Ebrehe’ye kaldı meydan" sitemi, dünyanın ve özellikle İslam aleminin bu zulme karşı sessiz kalışına tokat gibi inen vakur, öfkeli ama bir o kadar da mağrur bir uyandırma çığlığıyla son buluyor.
DÏYAR FERZAN
DÏYAR FERZAN, @dyarferzan
11.7.2026 15:59:39
5 puan verdi
an’ne!
SREBRENİTSA‘Da utandı in’san’lık
zamanın yanlış ibresini hatmedilmiş dua rüzgarına salmışlar,
uykunun dem vaktini ayaz soluklar işgal etmiş...
d e k o l t e Bir ağırlık bu,
un ufak ediyor çelimsiz gölgemi.

çöller ve sular.! anne
andı dünya hini
andı kavrulan taktim
kavrulan tarih
isimsiz susuzlukların yanık bağrına a k ı y o r.
v e
hüner’siz yalnızlıkları giyinmişiz kemik acılarımıza,
saatler nü sekmesi bir an.ne!
çocuk sesleri yitik

kısa ömürlü düşlermiş meğer tek azığımız.
yüreği ağzında çocuklar göçmüş viran hanemizden,
ah tabutlar ne küçükmüş
tabutlar ne küçük
yürekler ne büyükmüş
Yürekler ne büyük..
yazık küçüldükçe-
k ü ç ü l m ü ş ü z..
küçüldükçe—küçülmüş..


İçimiz hala ateş..
Susmasın yürek sesiniz şair

Vaktin sahibine emanet olunuz
SADIK YILMAZ
SADIK YILMAZ, @sadikyilmaz
11.7.2026 15:51:42
5 puan verdi
Duygu yüklü çok güzel bir şiir okudum yürek sesiniz daim olsun ilhamınız bol olsun.
Gümüş kalpler
Gümüş kalpler , @gumuskalpler
11.7.2026 15:17:29
Bizi toprağa gömdüler ama tohum olduğumuzu bilmiyorlar dı
Ve herşey bittiğinde hatırlayacağımız şey düşmanlarımızın sesi değil dostlarımızın sessizliğidir
ALİYA İZZETBEGOVİÇ

Bu soy kırımı kınıyoruz
Ey soykırıma sessiz kalmış devletler artık suçunuzu kabuk edin
Biz uyandık artık
bu zulmü duyuran sessiz kalmayan yüreğinize sağlık kaleminiz daim sevgililer bırakıyorum sayfanıza 🌹🌹🌹
Burası SREBRENİTSA
neneh.
neneh., @neneh-
11.7.2026 14:58:39
5 puan verdi
:(( Yüreğinize sağlık.Günümün şiiri.Duyarlılık adına.Sağlıcakla.Saygıyla.
DÜŞLER SIĞINAĞI
DÜŞLER SIĞINAĞI, @dusler-siginagi
11.7.2026 14:58:16
5 puan verdi
duyarlı yüreğinize sağlık
tebrikler
esenlikler dilerim
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL