3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
126
Okunma
Genç kadın, günlerdir dış dünyadan yalıttığı loş odasında, masanın üzerindeki boş kağıtlara ve tırnaklarının arasındaki kurumuş mürekkep lekelerine bakıyordu. Zihni o kadar kırık döküktü ki, yalnızlığın getirdiği o ağır sızıyı dindirmek için odanın ortasında hayali bir varlık inşa etmeye başladı.
Önce rüzgardan onun saçlarını çaldı, sonra eski bir plaktaki cızırtılardan ona bir ses verdi. Gözlerini ise Amelia Rosselli’nin o dünyayı sarsan, kelimeleri paramparça eden trajik dizelerinin karanlığından kopardı. Onu ilmek ilmek, adeta Plath’in melankolisi ve Rosselli’nin o delilik sınırındaki kırık diliyle, tırnaklarıyla kazıyarak uydurdu. O kadar çok inandı ki bu hayale, yatağın sol omzunu bıraktığı oyuğunda bile onun çöküntüsünü hisseder oldu.
Ancak zihin tekinsiz bir laboratuvardır. Kadın, acısını hafifletsin diye yarattığı bu kusursuz hayalin, zamanla odanın köşesinde dikilip kendisini izleyen, onu yok etmekle tehdit eden bir canavara dönüştüğünü fark etti. Tıpkı satırlarında kaybolduğu o şair kadınlar gibi, kendi yarattığı sanrının esiri olmuştu.
Gözlerini her açtığında odadaki o yabancı, tekinsiz kokuyla yüzleşiyor; gözlerini her kapattığında ise kendi elleriyle kurduğu o koca, görkemli dünyanın zihninin üzerine yıkılışını izliyordu. Mucit, kendi doğurduğu o edebi canavarın karanlığında kaybolmuştu.
Gözlerimi açıyorum; odada yabancı bir koku,
Sanki az önce buradaydın,
Şimdi içimde büyüyor korku.
Gittin mi, yok mu senden kalan?
Ama yastıktaki çöküntü sadece soğuk bir yalan,
Benim sol omzumun bıraktığı o çaresiz oyuk.
Duvardaki saate sorsam, söyler mi bir şey kendince?
Bu tiktaklar niye hızlı böyle,
Metalik bir kalp gibi gecenin sessizliğinde?
Hatırlıyorum, “Sanırım seni kafamın içinde uydurdum,” demişti Plath,
Bir çılgın kızın şarkısında, kelimeleri iğne gibi saplarken geceye.
Haklıydı.
Ben de seni bu loş odada, bu kırık dökük zihinde
Parça parça, tırnaklarımla kazıyarak uydurdum.
Saçlarını rüzgârdan çaldım ,
Gözlerini bir Rosselli dizesinin karanlığından,
Sesini eski bir plaktan.
Şimdi karşımda durmuş beni yok etmekle
Tehdit ediyorsun,
Kendi yarattığı canavardan korkan bir mucit gibi.
Bakıyorum ellerime; mürekkep lekeleri ve tırnak diplerinde kuruyan o sızı...
Sen varsın, çünkü ben öyle karar verdim.
Sen yoksun, çünkü gözlerimi kapattığımda koca bir dünya yıkılıyor üzerime.
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.