0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
42
Okunma
Bir yol uzanır;
iki yanında kavaklar göğe değecek kadar uzun,
gölgeleri düşer sessizliğin üzerine.
Yapraklar toprağa teslim olmuş,
karıncalar yamaçlara çekilmiş.
Söyleyin bana;
bu yol kiminmiş?
Bir örümcek,
ağacın dalına ince bir kader örmüş de gitmiş.
Çiçekler mahcup, başları önde,
rüzgâr bile fısıltıyla geçiyor.
Korku sinmiş dört bir yana.
Bu korku kiminmiş?
Havaya ağır bir sessizlik çökmüş.
Dere, sesini içine akıta akıta
ovayı usulca geçiyor.
Dağın en yüce taşında bir kartal bekliyor.
Su suskun, dağ suskun, dünya suskun…
Bu sessizlik kiminmiş?
Karıncalar yeniden toprağın bağrına inmiş.
Yapraklar ayaklar altında ezilmiş.
Toprak Ana, görünmez gözyaşlarıyla ağlıyor.
İnsan almış, tüketmiş, unutmuş.
Söyleyin bana;
bu toprak kiminmiş?
Yol da bizim değil,
korku da bizim değil,
sessizlik de bizim değil.
Toprak bize miras değil;
Bu dünya kiminmiş?
Sedat Evren
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.