0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
14
Okunma
Bağışladım ruhumu zamansız hudutlara,
Doğmamış dünyaların sancısını çekerim
Gölgesi düş-mez oldu yıldızların sulara
Güneşi kanatarak doğan bir şafağım,
Gün-eşime yanarım
Kör bir ressam çiziyor ışıksız geceleri
Sırlı bir ayna tuttum, kim görecek saklımı?
Benliğin sofrasında şarap ettim aklımı
Kadehimde çırpınır çaresiz martı sesim
Kan-a-dı-ma susarım
Aklımın şakaklara vuran her vuruşunda,
Damla damla eriyen buzullar gibi aklım,
Bir sırrım var içimde, asırlardır yasaklım
Nabzımda atar durur benliği yitik atışlarım
Ben-de değilim
Yeryüzünde sürgün yiyen bir kentim
Demirci örsünde dövülürken kainat,
Kendi karanlığının ateşini eken beşerim
Umutları astığım intihar meleklerim
Hangi yıldıza uzansa boynundan kırılıyor.
Ben ki yeryüzünde sürgün yiyen bir kentim,
Sokaklarımda her gün binlerce umut vuruluyor.
Sıksa da urganı TETİKÇİ UMUTLARIM
Maviye aç-ılan yeşil bir ummanım
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.