Biz böyle eğilmezdik çocuklar olmasaydı... b.necatigil
Ertan Hurmanlı
Ertan Hurmanlı

Rest Çekiyorum Ölüme

Yorum

Rest Çekiyorum Ölüme

( 1 kişi )

1

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

49

Okunma

Rest Çekiyorum Ölüme

Rest Çekiyorum Ölüme

Rest çekiyorum ölüme, yaşamı bütün çıplaklığıyla ortaya koyarak
Saatin zembereğinde intihar eden akrebi çiğneyip
Sardunyaları kanatan ince yağmuru
Yüzümün çukurunda biriktirerek.



Gölgeleri söküyorum duvarlardan, kentin paslı çivilerine inat
Dudaklarımda çürümüş bir şarkının suskunluğu
Kaldırım taşlarına sinmiş ayak izlerimi
Kan terlemiş gecenin koynunda yıkayarak


Yıldızları koparıp atıyorum gecenin uzun, siyah saçlarından
Hayatın çırılçıplak, ürkütücü ve buz gibi soğuk tenini
Kendi bedenime sararak,
Meydan okuyorum karanlığa, yaşamın gırtlağına iki elimle sarılarak



Boğuyorum sükûneti çığlıklarımın nehrinde
Güneşin doğmayı unuttuğu sabahları kundaklayıp
Kirpiklerime asılmış ağır hezimetleri
Birer birer dipsiz kuyulara bırakarak


Deviriyorum putlarını aklın ve mantığın mabedinde
Zihnimi kemiren sinsi ve açgözlü farelerini
Ayak bileklerime dolanan paslı zincirleri
Hürriyet’e ket vuran prangaları kanatarak



Yırtıyorum göğsümdeki yas tutmuş kafesi
İçimde çırpınan kanadı kırık kuşları azat edip
Nefesimi kesen dumanlı, zehirli havayı
Ciğerlerime bıçak gibi, son kez çekerek


Kırıyorum kalemini yazgımın kör yargıcının
Bana sunulan uysal, minnettar kabullenişi
Avuçlarımda kanayan cam kırığı hayalleri
Gerçeğin soğuk, nasırlı yüzüne sürerek



​Döküyorum şarabını kutsanmış sahte ayinlerin
İtaatin, lezzetli; uyuşturan tatlı şerbetini
Bana diz çöktürmek isteyen kibirli gölgeleri
Kendi karanlığımın devasa boşluğunda yutarak


Çiğniyorum riyakâr dudaklardan dökülen yeminleri
Kanunu kendi yazan muktedirlerin kanlı tahtını
Gözyaşıyla sulanmış, boynu bükük erdemleri
Yaralı bir kurdun son nefesindeki hınçla ezip geçerek



Soyunuyorum sırtıma giydirilmiş ağır kimliklerden
Adımın baş harfine gizlenmiş bütün beklentileri
Tenime zımbalanmış iğreti, yalan aidiyetleri
Çırılçıplak bir hiçliğin uçurumundan aşağı atlayarak


Susturuyorum çanlarını suçluluk kiliselerinin
Kulağıma fısıldanan günahkâr, sinsi ninnilerinde
Boynuma ilmek gibi geçirilen pişmanlıkları
Vicdanımın dar ağacında sallandırarak


Kusuyorum zehrini damarlarıma zerk edilen nizamın
Bizi hizaya sokan adavetin kamçılarında
Sırtımda şaklayan tanıdık, arsız acıyı
İsyanımın keskin şarabıyla yıkayarak


​Aşıyorum duvarlarını zihnime inşa edilmiş korkuların
Geceleri uykumu bölen karanlık hezeyanları
Alnıma silah gibi dayanan çaresizliği
Kendi cesaretimin çelik zırhına vurdurarak



Donduruyorum zamanın nabzını bileklerimde
Geçmişin yakama yapışan çamurlu ellerini
Pişmanlık diye yutturulan ucuz gözyaşlarını
Nefretimin buzullarında sonsuza dek hapsederek


Söküyorum yıldızları zifiri karanlık gökten
Gölgelere mahkum eden zalim felekten
Azat ediyorum, bedenimi ağır gelen kemikten, etten
Susuyor yalan, susuyor zaman, susuyor can!


Kimse arkamdan süslü ağıtlar, yalan ormanlar dizmesin,
Bir bardak demli çay, bir dal tütün kokusu yeter bana
Gölgem bile ardım sıra sürüklenip beni izlemesin


Kimse acımasın, ağlamasın üzerime
Rest çekiyorum ölüme, ölümüne...




Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Rest çekiyorum ölüme Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Rest çekiyorum ölüme şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Rest Çekiyorum Ölüme şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN , @cemre-ymn
23.7.2026 23:57:04
5 puan verdi

Ölüme rest çeken, yaşamı bütün çıplaklığı ve sarsıcılığıyla ortaya koyan ne kadar cesur ve sarsılmaz mısralar...
Saatin zembereğinde intihar eden akrebi çiğnemekten sardunyaları kanatan ince yağmura kadar her bir dize, karanlığın ortasına saplanan bir hançer gibi yerini buluyor.
Kentin paslı çivilerine inat gölgeleri söküşünüz, ayak izlerinizi kan terlemiş gecenin koynunda yıkayışınız insanın içindeki o kadim isyanı ne kadar asil bir dille yansıtıyor.
Yıldızları gecenin saçlarından koparıp atarak hayatın o buz gibi tenini kendi bedeninize sarışınız ve karanlığın gırtlağına iki elle sarılışınız, pes etmeyen o derin ruhun en somut aynası olmuş.
Kalbinize, kaleminize sağlık. Selam ve saygılar üstad..
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL