1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
35
Okunma
Vardım ki kapına, mevsimler göçmüş.
Takvim yaprağına ömrümü biçmiş
Gönlüm yine hasret yükünü seçmiş.
Nerdeyim nasılım murad almışım.
Ben yine eski ben hep geç kalmışım
Çocukluk günümün izi silinmiş,
Anamın ninnisi yele verilmiş.
Babamın nasırı toprağa sinmiş,
Hayal meyal bir rüyaya dalmışım.
Ben yine eski ben hep geç kalmışım
Bir tas su uzattım susayan dökmüş
Söylenecek kelam dudağın bükmüş
Dost diye sarıldım, omuzlar çökmüş
Zannettim zamandan sevinç çalmışım
Ben yine eski ben hep geç kalmışım
Sevdayı yıllarca masalda sandım,
Gülü sevdim amma dikene kandım.
Yar diye ağlarken ömrümü andım,
Engin deryalar da meğer salmışım.
Ben yine eski ben hep geç kalmışım
Dağlara seslendim sesim yankısız
Geceler uzadı, arsızmı arsız.
Takvim yaprakları olduda hırsız.
Fincan etrafında suskun falmışım.
Ben yine eski ben hep geç kalmışım
Saçlarıma düşen ak dile geldi
"Ömür dediğin su, durmadı seldi"
Dün diye sakladım, bugünse yeldi
Daha gün görmemiş bakir balmışım
Ben yine eski ben hep geç kalmışım
Bir secde borcum var, ihmal etmişim,
Nefsimin sesine fazla gitmişim.
Hak’tan uzak düşüp ele yetmişim,
Dünyalık işlere yetip dalmışım.
Ben yine eski ben hep geç kalmışım
Mal da elde kalmaz, şöhret de yalan,
Bir avuç iyilik kalırmış kalan.
Dünya han misali, yolcular falan
En garip en mahsun garip halmışım.
Ben yine eski ben hep geç kalmışım
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.