4
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
218
Okunma

Denizlerin asi çocuğu, kemençenin tellerine dokunan yürek,
Karadeniz’in hırçın dalgalarında yıkanan o sırma saçlı adam...
Gittiğin günden beri, Artvin’in dik yamaçlarında bir sessizlik,
Bir türkü yarım kaldı,
Bir umut,
Bir devrim şarkısı...
Sen ki,
Hopa’nın yağmuruyla ıslanmış,
Çay bahçelerinde işçinin nasırlı elini tutmuş,
Gökyüzüne bakıp "bir gün mutlaka" demiş olan...
Sen,
Dünyanın tüm yalnızları için,
Kendi topraklarının,
Kendi köklerinin,
Ve kendi özgürlüğünün sesini,
Bir nakış gibi işlemişsin hayatın üzerine.
Kanser dedikleri o illet,
Senin o tertemiz, o çocuksu gülüşünü solduramadı.
Hâlâ yankılanıyor sesin yaylalarda,
"İşte gidiyorum" dediğinde,
Aslında gitmedin,
Dağlara,
Denizlere,
Ve direnenlerin kalbine,
Bir daha hiç silinmemek üzere kök saldın.
Biz şimdi,
Senin bıraktığın yerden devam ediyoruz;
Karadeniz’in o deli mavi suyuna karşı,
Başımız dik,
Yüreğimizde senin şarkıların,
Ve o sarsılmaz inancınla:
"Hepsinden ötesi, ben bir devrimciyim."
Selam olsun sana Kazım,
Selam olsun,
Hâlâ o yağmurun kokusunu taşıyan ruhuna.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.