0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
70
Okunma
BİR İNTİHARIN ANATOMİSİ
50 yaşında bir anne.
Üniversite öğrencisi olan tek oğlu pankreas kanserine yakalanmıştı.
Hasta olduğunu öğrendiği andan itibaren 22 gün sonra hayatını kaybetti.
Tek evladını kaybetmenin dayanılmaz ağırlığı etrafında çok güçlü olarak tanınan ve bilinen anneyi derin bunalımlara sürükledi.
Kanser olduğunu önce çocuğu öğreniyor ama annesi üzülmesin diye annesinden gizlemek istiyor.
Hatta hastaneye gidiyorlar annesi tahlil sonuçlarını görmesin diye anne Sen git ben tahlil sonuçlarını alır gelirim diyor.
Birkaç gün sonra oğlu fenalaşıp hastaneye kaldırılınca annesi acı gerçeği öğreniyor .
Baba hayatta ama ilgisiz. Oğlunu ne arıyor ne de soruyor.
Çünkü tek maaşıyla
oğlunu okutması mümkün değildi.
Oğlunun abi ölüm haberi anneye çok ağır geldi.
Sürekli kendini suçladı keşke oğluma kızmasaydın telefona fazla baktığı için dışarıda fazla gezdiği için bu kadar yüklenmeseydim oğluma diye hayıflanıyordu.
Komşuları ve
arkadaşları sen bunu oğlunun iyiliği için yaptın kendini bu kadar hırpalama diye söyleseler de bir türlü kendi vicdanını ikna edemedi.
Bu kadar acıya dayanmak çok zordu nefes alamıyorum diyordu. Oğlumla yaşadığım o eve
giremiyorum çünkü o evde ben hep oğlumu bekliyordum duvarlar üstüme geliyor diyerek eve asla girmez olmuştu.
Bir gün yakınlarından birine beni şehrin dışına götürün avazım çıktığı kadar bağıracağım içimi boşaltacağım şehir içinde bağıramıyorum diyor .
Şehir dışına çıkarttılar
Şehir dışında çığlıklar atarak içini boşaltıyor.
ama fenalaşıyor sonra hastaneye kaldırıyorlar.
Uzun bir mücadeleden sonra ne düşündü ne yaşadı bilmiyoruz ama evladını kaybettikten 6-7 ay sonra bu anne dün akşam ölüm haberini aldık.
Belki ilaçları fazla kaçırdı belki Ne oldu bilmiyoruz ama
Aşırı dozda ilaç aldığı için hayatını kaybetti.
İlaçları aldıktan sonra oğlunun resmini kucaklayarak yatağıa giriyor uykuya dalarak hayatına son veriyor. Anne baba o gün dışarıda telefon açıyorlar ancak telefonla kızlarına bir türlü ulaşamıyorlar
Bu Anne oğlunu kaybettikten sonra arkadaşlarına çok rica ettim beni bu kadınla görüştürün. İçime bir şeyler doğmuştu kadının gidişatı iyi değil kendine zarar verebilir diye.
Ancak bir türlü görüşmek kısmet olmadı bilemiyorum görüşseydim acaba bir şey değişir miydi Allah bilir.
.
Arkadaşları çok güçlü bir kişiliği olduğunu etrafına tavsiyeler nasihatlerde bulunduğunu mahalleye örnek olduğunu asla yıkılmaz bir kişilik olarak tanındığını her yerde hakkını savunduğunu söylüyorlar ve böyle bir kadının hayata karşı bu kadar kırılgan olmasına ve intihar etmesine anlam veremiyorlar. Demek ki insan ne kadar güçlü olursa olsun bir zayıf yeri var ve kader onu en zayıf yerinden yakalayabiliyor. İşte burada etrafından destek gerekiyor. Bazı acılar var ki insanın tek başına üstesinden gelmesi çok zor. Bu da böyle bir acı olsa gerek
Derler ki insan bir yakınını kaybettiğinde kalbinde bir delik açılır O delik zamanla küçülür ve yok olur ama insan evladını kaybettiğinde yine kalbinde bir delik açılır ama o delik her geçen gün büyür evlat acısı böyle bir şey.
Evladini kaybettikten sonra kanser hastaları için mücadele edeceğim diyordu.
Bu kadar güçlü bir insan insanlara faydalı olan bilime önem veren bir insan hayata karşı bu kadar kırılgan olması ve yaşama dair umudunu kaybetmesi Çok acı bir tablo.
Oğluna oğluyla birlikte yaşadığı eve bir daha geri dönmedi anne ve babası ile birlikte yaşadı o eve giremiyordu nefes alamıyorum duvarlar üstüne geliyor kaldıramıyorum diyordu.
Biricik oğlunu kaybetmişti yakışıklı kibar Umut cıvıl cıvıl umut dolu bir çocuktu
Belki annesini hayata bağlayan tek bağ o idi o gittikten sonra belki hayatın anlamı kalmadığına inandı.
Ama ölenle ölünür müydü acaba hayata tutunmak oğlu için bir şeyler yapabilmek oğlunun hatırasını yüceltmek belki daha güzel olabilirdi. Ama olmadı. Dünyaya veda etmek kolay bir karar olması gerek.
Komşuları kendini suçladılar acaba daha fazla neler yapabilirdik çok mu yalnız bıraktık diyorlar
İntihar ölümün hayattan daha güzel olduğunu ortaya koyan bir gerçek yaşamanın nefes almanın anlamsız hale geldiği bir duygu .
Kadını hiç görmedim hiç tanımadım ama beni bile derinden sarstı Bu intihar Bir Ocak sönmüştü çünkü.
Annesi sesleniyordu kızım sen evladına kavuştun da ben kime kavuşacağım Ben ne yapacağım diyordu.
İnsanoğlu ne kadar aciz ne kadar zavallı Dünya hayatı ne kadar kırılgan ne kadar anlamsız ne kadar boş.
Niçin yaşıyoruz kimin için yaşıyoruz yarın ne olacağımızı biliyor muyuz?
Kalp kırmanın insan üzmenin menfaat sebebiyle birilerine zulmetmenin artık sıradan hale geldiği bu çağda ölümden ibret almayı ne zaman başaracağız acaba?
Allah’ım sen akıl sağlığımızı koru sen bizi şeytana uydurma Ya rabbi.
Biz intihar edenler için ne yapabiliyoruz onları hayata bağlayabiliyor muyuz ?
Bugün bu anneyi kaybettik yarın kimleri kaybedeceğiz onlar için neler yapabiliriz düşünüyor muyuz?
Belki yarın intihar edecek olan biri ciğerimizi daha fazla yakacak biri nereden biliyoruz?
Onların hayatla bağını kuvvetlendirebiliyor elimizden geleni yapıyor muyuz?
Toplumsal ve aie bağlarımız gevşediği için bu kadın bu acının üstesinden gelmemiş olabilir miydi acaba?
İntihar bir mücadeleyi kaybetmek demektir
İntihar acıya yenilmek demektir
İntihar yarınki umutları peşinen toprağa gömmek demektir
Yıllar önce bir söz yazmıştım çok büyük acılar yaşadığında her şeyin üzerine geldiğini hayatın anlamsız bir hale geldiğine inandığın anda unutma ki yaşayacağın güzel günler hala yerinde duruyor.
Ne demiş atalarımız" Ne dem Baki ne gam Baki"
İntihap nedir ölümün yaşamdan daha kolay hale geldiği bir travma.
Yaşamanın ve nefes anlamın anlamsız hale geldiği bir duygu anaformu. İntihar duygusu
İnsanı çaresizlik damarından yakalayan bir girdap. Belki de böyle bir insanı yalnız bırakmamak gerekiyordu.
Bir arkadaşım vardı 27 yaşında O da intihar teşebbüsünde bulunmuştu ama tesadüfen kurtarmışlardı ona sordum neden intihar ettin şöyle cevap verdi beni hayata bağlayan hiçbir şey yok köklerinin zayıfladığını düşünüyordu kendisi evlatlık verilmişti anne babasıyla ilişkilerin zayıflamıştı ben şuna inandım ki bir insanı hayata bağlayan en büyük Duygu aile bağlarıdır aile bağları zayıflayan insan rüzgarın önünde bir yaprak gibi oluyor.
Ailelerinize ve çocuklarınıza lütfen sahip çıkın onlarla daha fazla vakit geçirin.
En büyük eksiğimiz etrafımız insanların neler yaşadığını bilmiyor olmamız. Etrafımızdaki insanlara nasıl yardımcı olacağımızı bilmiyoruz.
Hep kendimizi düşünüyoruz insanların bu acıyı o ızdırabı tek başına kaldıramayacaklarından bi habersiziz.
Yarın bizler de aynı acıya müptela olmayacağımızı nereden biliyoruz?
Toplumsal dayanışmanın neredeyse zayıfladığı ve yok olduğu bir ortamda hayatta kalmanın bile çok zor olduğunu görüyoruz belki bütün toplumsal kaidelerimizi belki resetlemenin zamanı geldi.
Mekanı cennet olsun Nur içinde yatsın.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.