1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
71
Okunma
Üzerimde yorgunluğu var gecelerin
Heceleri saya saya bitiremediğim yalnızlığın
Tansiyonu zıplayan sinir kümeleri birleşmiş kalp odasına
Bir tükenmişlik var yılların emzirdiği memedeki isyandan
Tuhaf kokular, köpek ölüsü sinmiş mabedime
Kafalarda başarılı insanlara söylenmeye çalışılan talimatlar var
Elinden tutulmayan kara günlerin çetelesi avucumda
Yaralı parmağa işemeyen dost meclisinde intizar
Kuru kafalı işaretler, korsanlı afişler
Elini kıracak fabrika mezatçıları
El birliğiyle kuyunu kazan dünkü mezarcılar
Çağır gelsin oldu olacak şeytanın elçilerini
Bakışlarım eskidi kandan yana
Kalp çarpıntısı yukarı çıkarır avludakileri
Sokağa düşmüş kaldırımlardan intikam yeminleri
Nasılsın bile demeyen kıskanç kementleri
Vur Allah vur, nasırlıdır elleri
İntizara yer koymaz baş ağrısının ağırlığı
Yaşları yetmezmiş sanki dipleri boyalı
Ağızlarında din iman, kalpleri mühürlü
Yaşatmaya bir ömür versen çaresizce ölür
Dünden kalan kusmuk sohbetleri
İçinden çıkamadığım külliyatın soruları
Merak üstüne merak
Mezopotamya daha cesur duruyor
Şu memleketin halinden
Üzerimde yorgunluğu var resimlerin
Yan yana durmuş kırık vazoların çizgileri
Sonsuz kapanmaya adanmış dünyalık yemin
Dilinde bin yalana meyyal olmuş kalbinden küfürlü
Yeni yetmiş arzuların çılgın ergenliği
Koş babam koş
Yeter mi nefesin yetişmeye
Ağzın süt kokuyor, daha dünkü çocuksun
İçinden çıkaramadığın meselelerin aynası yüzünde
Cellatlar sırayla baş kesmede
Yeter mi bu kadar tuzaklar
Yoksa sayayım mı yıldızların sayısını
Erdemi akıl bilenler erdemliden ister aklı
Erdemliye sorar amma bilmez nedir sonu
Bir yaka silkmeye rastgeldim
Yok Allah’ım koru aklımı
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.