0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
140
Okunma
Şeytan diyor ki;
Bir şiir patlat şu güzel gülüşe.
Sonra diyorum ki;
“De get be topal şeytan, kırmadım mı ben senin bir bacağını?”
Gün kararıncaya kadar konuş
Kara kazanın altındaki siyah karıncayı gören de var
Burnunun ucundaki ben’i görmeyende
Azrail’in orağında takılı kalmış olsun son nefesin
Şah damarını kesen egosuyla
Dört nala gidene kâr eyler mi kırk bin kerelik hatmin?
Çığırtkan gibi bağır şarkılarını
Çaldırt şiirlerimi en sonorite haliyle
Her bir yudumluk hücrenden doldur
En ihtişamlı badelerini.
Süz süz içir her gece ve her sabah ezanında.
“El arıfu tekfihul isareh”
Arif olana tek bir işaret yeter.
‘Seven , sevdiğinin gülüşünde kaybolur ‘
Benden sana olsun bu son nasihat.
Senin kapında şu yazar,
“Yanında yokken bile sevdiğin varmış gibi temkinli davran. ’’
Olması gerekeni istemek rahatsız eder ilahiyi.
Benim kapımda şu yazar,
“Sen benim yokluğumda da hep gül. “
Etme eyleme aman aynı yerden devran !
Dedim ya milattan önce fi tarihinde,
“Dağlar koydum önüne aşasın,
Sular koydum yutasın,
Lilitler koydum savurasın
Te şu karşıki dağın ardındaki gölün dibindeyim
Gel, bul beni.”
Yo sevdiğim yo!
Milattan sonra ya da milenyum çağı hiç fark etmez
İçindeydim, içimde olduğun üzre.
Kendine bakmaktan korkarsın
Göremezsin bizi bile
Çok geriden geliyorsun sevgili çok.
İçimdeki diyor ki ;
“Patlat bir şiir”
Kaçacak göçecek yeri yok senden başka iblisin.
Al avuç avuç gülüşlerimi sar da şifa olsun
Bize açtığın kör kuyu yaralarına.
Sonra diyorum ;
“ Sus be, sus Leyla “
Sana mı kaldı bunca sağıra haykırmak
Haydi patlatın bakalım
Sessizliğinize okkalı, çığırtkan bir gülüş
Hem şeytanın da gönlü olsun .
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.