12
Yorum
23
Beğeni
5,0
Puan
192
Okunma
Ey serv-i revânım, yine düştüm gamına,
Bir âh ile döndü gece, firkat demine.
Gülşende açan her gül adın söyler iken,
Bülbül gibi ben kaldım hasret yemine.
Bir gün ki cemâlin doğardı subh misâli,
Nûrunla silinirdi gönül mâtemi hâli.
Şimdi ne sabâ kaldı ne de bahârın sesi,
Çöktü feleğin üstüme bin türlü zevâli.
Meyhâne-i aşkında harâb eyledin beni,
Bir lâhza bakışınla türâb eyledin beni.
Gittin de ardından kuru bir gölge misâli,
Yollarda gezen bir serâb eyledin beni.
Çeşmimde gezer her gece hicrânın ayazı,
Kalbimde tüter eski zamanlardan niyâzı.
Bir damla visâlin için ömrüm eriyip de,
Doldurdu cihânı bu ayrılık avazı.
Sormam sana artık beni andın mı diye,
Bir gonca bırakmıştım o solgun hediye.
Lâkin ne kadar saklasam inkârımı ben,
Düşer adın her seher gönlümde bir nîdeye.
Ey yâr, sana vardığım yollar kapalıdır,
Bahtımda yazan son satırlar karalıdır.
Ben aşk ile yandım, senin ardından amma,
Küllerimde hâlâ senin aksin saklıdır.
Cemre yaman
5.0
100% (17)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.