İnsanlar başaklara benzerler.içleri boşken başları havadadır,doldukca eğilirler. montaigne
Şair fatma
Şair fatma

Nasıl Hayat Bu

Yorum

Nasıl Hayat Bu

1

Yorum

4

Beğeni

0,0

Puan

125

Okunma

Nasıl Hayat Bu



Nasıl bir hayat bu gülüşler sahte
Hepimiz aynı oyunun içindeyiz
Başta sevgi bekliyoruz sadece
Susuz bir insanın suyu aradığı gibi

Bir yanda hasta ağlıyor
Diğer yanda yokluk büyüyor
Selamlar bile yabancılaşmış artık
Dosttan çok gölgelerden çekinir olduk

Ağlarken bile saklanıyor gözlerimiz
Bu yalandünyaya çoktan kanmışız
Hep bir kapı, hep bir el beklemişiz
Oysa başkaları için harcanmışız

Ölümü bile uzak sanır olmuşuz
Bir dua bile dilimize ağır gelir
Sağımız solumuz boşalmış
İçimiz sanki soğuk bir kış gibi

Fatma Duran

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Nasıl hayat bu Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Nasıl hayat bu şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Nasıl Hayat Bu şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ömer ÇAĞLIN
Ömer ÇAĞLIN, @sicakruzgar
17.6.2026 12:19:27
Dert ile yoğruldu garip insanlar,
Vicdanlar sustukça büyür yaralar.
Sevginin yerini aldı çıkarlar,
Vicdanlar sustukça büyür yaralar.

Komşu komşusunu unutmuş,
Muhabbet sofraları kurumuş,
Bir selâmın değeri unutulmuş,
Yürekten yüreğe düştü karalar.

Evlerde bereket eksik bugünler,
Emekle tükenir nice ömürler,
Pazarda el yakar bütün ürünler,
Geçim yükü altında eğik başlar.
Fakir ocağında sönmüş çıralar.

Gençlerin gözünde yarın sislidir,
Hayaller uzakta, yollar gizlidir,
Çalışsa da bahtı çoğu küskündür,
Umutlar yorulmuş, yorgun insanlar.
Yarın diye bekler mahzun sıralar.

Ekranlar önünde ömür eriyor,
İnsan insandan da uzak duruyor,
Kalabalıklar hep yalnız yürüyor,
Sessiz çığlıklara döndü sesler.

Doğru söz söyleyen hor görülüyor,
Eğri yol tutana yol veriliyor,
Haklının feryadı duyulmuyor,
Adalet bekliyor kuru dualar.

Betona boğuldu yeşil vadiler,
Kurudu pınarlar, sustu dereler,
Göğe duman saldı yüksek bacalar,
Tabiat soruyor: Nerde vefalar?

Mazlumun gözyaşı dinsin denmedi,
Savaşın ateşi sönsün denmedi,
Çocuklar oyuncak yerine korkuyu,
Küçücük yürekle taşır yıllarca.
Barışa hasretiz, dünya çapında.

İyilik bir kandil gibi titriyor,
Merhamet arayan yürek bitiyor,
Gönüller kırıldıkça umut gidiyor,
İnsanlık kendini arar hâlde.

Yine de umudu gömmemek gerek,
Sevgiyle yeşerir kuruyan çiçek,
İnsan insan olsun yeter diyerek,
Açılır gönülde nice kapılar.

Gel ey gönül, yine hakka sarılasın,
Sevgiyle, kuruyan dallar dirilsin,
Adalet güneşi dünyaya yayılsın,
Karanlık günlere doğsun sabahlar.

Mahrûmî der, gönül etme karalar,
Bir gün elbet diner bütün yaralar,
Sevgiyle onulur kırık diyarlar,
Vicdanlar konuşsun, gülsün yarınlar
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL