1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
24
Okunma

Dağlar yankı verir ettiğim âha,
Sesim düşer taştan taşa eyvaha
Bir selâm gönderdim bad-ı sabaha,
Boranmı yelde mi nerdesin ya dost.
Gece kandil oldu yandı yıldızım,
Diken oldu güller, arttı da sızım.
Bir çift sözüm kaldı sözde niyazım,
Dilde mi teldemi nerdesin ya dost.
Yağmur olup düştün kurak toprağa,
Hasretini serdim ıssız otağa.
Yol izini sordum solan yaprağa,
Dalda mı çördemi nerdesin ya dost.
Gökte ki turnaya saldım selâmı,
Sana varsın işte gönül kelâmı.
Dindiremez oldum ciğerde gamı,
Yolda mı eldemi nerdesin ya dost.
Ömrüm ince ince tükenir her gün,
Yüzümde çoğalır çizgiden sürgün.
Tebessüme muhtaç haftalar,ay,gün.
Yıldamı gündemi nerdesin ya dost.
Ateş düştü bağra korlar eyledi,
Gözümden akanı torlar eyledi.
Felek kavuşmayı zorlar eyledi.
Sazda mı dildemi nerdesin ya dost.
Bulut oldum gezdim yüksek başları,
Doldurup taşırdım gönül taşları.
Sensiz sayar oldum geçen kışları,
Karda mı çildemi nerdesin ya dost.
Gurbet elde kaldım büküldü boyun.
Hasretlik içimde mahsun bir koyun.
Bu hayat oynuyor ömrüme oyun.
İlde mi çöldemi nerdesin ya dost.
Sevda derken gönle çile koz oldu.
Yollar uzun oldu ömrüm toz oldu
Yüreğimin bağı artık bozuldu
Seste mi sözdemi nerdesin ya dost.
Kavi derki gardaş bitmedi ahım,
Kapında beklerim gece sabahım.
Rahmet olsun vuslat diye nigâhhım.
Dildemi eldemi nerdesin ya dost.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.