5
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
64
Okunma

Her şeyi küçük kâğıtlara yazıyorum.
Sabahı, akşamı, hangi ilacı ne zaman aldığımı,
Pencereye konan serçenin sesini bile not ediyorum.
Bazı günler dünya yer değiştiriyor içimde.
Eğer bir gün adımı tereddütle söylersem,
Gençliğimizin geçtiği sokakları başka yollarla karıştırırsam,
Senin yüzünü bir yabancının yüzüne benzetirsem,
Elimi tut ve anlat bana...
De ki:
"Bak, bugün perşembe...
Çayını şekersiz içersin sen.
Yağmuru seversin.
Yalnızlık sana hep huzur verir.
Ve en çok da şiir yazarken susarsın."
Biliyor musun dostum,
Bazen kendimden düşüyorum.
Sesler çoğalıyor odamın içinde.
Aynalar benden başka yüzler gösteriyor...
Bir de şunu hatırlat:
Bir zamanlar komik biri olduğumu,
Birine bütün kalbimle nasıl bağlandığımı anlat.
Zaten öyle çok sevenim olmadı benim, bilirsin.
Üç beş insan işte;
Adımı duyunca yüzü yumuşayan,
Yokluğumda içi burkulan,
Hayatın içinde bana yer açan
Üç beş insan.
Korkum ölüm değil dostum,
Asıl korkum onları unutmak.
Bir dostun omzuma bıraktığı sessiz teselliyi,
Hatta bana "Eltim ölsün ki," diyerek yemin edişini anlat.
Dünya başımıza yıkılsa da
Bir yolunu bulup kahkaha atışımızı,
Hiçbir şeyi çözemeyip
Yine de birbirimize,
"Boş ver, geçer," deyişimizi anlat.
Ve o...
Bana onu anlat dostum.
Ya onu bir daha hatırlayamazsam?
Ya onun sesini başka seslere karıştırırsam?
Adını bilip de,
Kalbimde bıraktığı sızıyı bulamazsam...
Her gün,
"Onu unutma," diye notlar yazıyorum.
"Onu çok sevdin," diye yazıyorum mesela.
Gün gelir de unutursam,
Sen bana en çok onu anlat dostum.
Gülerken gözlerinde sakladığı baharı anlat.
Kızıl saçlarına düşen akşam ışığını anlat...
Bazı insanlar unutulduğunda gitmez;
İnsan, hatırlayamadığı kadarını kaybeder kendinden.
Ve ben en çok bundan korkuyorum...
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.