2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
82
Okunma
Bir yük gibi yüklerler yüreğini;
İçinde dert, tasa, kara sevda...
Hem de ağzına kadar, tıka pasa.
Sırtına bir küfe, eline bir adres verirler,
Vurur gidersin bilmediğin yokuşlara.
Çıkar gidersin o yokuşları nefes nefese,
Alnından su gibi ter akar.
Yokuş sana yapışır, küfe sırtına;
Sen ise o küfenin ipine sımsıkı...
Terini silsen, küfe düşecek,
Küfe düşse, saçılacak yollara
Onca dert, tasa, bir de o kara sevda.
"Saçılsın, saçılsın" deme sakın,
"Hamalın yükü" diyecekler ,
Küfe düşecek,
Onca dert tasada milletin diline:
Bir olan ,çıkacak bine,.......
Titreyen bacaklarınla, alnından ter aka aka,
Bulursun o meçhul adresi sora sora.
Diyecekler sana ,al sana o adres:
Bir camide bir avlu,
Bir avluda bir musalla taşı...
Bırak şimdi o sımsıkı tuttuğun ipi,
Bırak o küfeyi o musalla taşına.
Şimdi sen çıkar mendilini,
Buldun işte o doğru adresi,
Sil seni sırılsıklam eden o terini,
Dinlen istediğin kadar ,
Dinlen ey Hamal ,tek başına...
Gelmez ise birazdan o yükün sahipleri;
Üzülme sakın , helalleşmeye,
Kurulacak bir gün ,
Bir ilahi terazi , bir mahşer günü,
Dirhem dirhem tartacaklar o akıttığın teri,
Bir yanda , o dert tasa , o kara sevda,
Bir yanda sırtında ki içi ter dolu o küfe,
Bakacaklar , hangisi ağır gelecek ,
Tartacaklar kefe kefe.......................
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.