2
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
46
Okunma
Bir yük gibi taşıtırlar sana yüreğini,
Sırtında ağır bir küfe gibi.
İçine doldururlar da doldururlar dertleri,
Ne acırlar ne de bakarlar cüssene.
İçinde ne olduğunu söylemezler sana
Ne de bedelini peşin peşin öderler o yükün;
Sırtlanırsın acemi bir hamal gibi
Sırtına vurulan o küfeyi.
Dik yokuşlara vururlar seni,
Elinde bilinmez bir adres...
"Arkandan geliyorum," der o yük sahibi;
Bekler durursun nefes nefese.
Bir bakmışsın ne gelen var ne giden geride...
Bilseydin o küfede taşıdığının taş olduğunu,
Onca yokuşun, nefesin boş olduğunu,
Verilen adresin bir virane,
İçinin de bomboş olduğunu...
Kalmazdı sırtında ne küfenin o acıtan izi,
Ne de yüreğini taşıyan damarların,
O ip gibi kanatan izi...
Göğsünün tam ortasında
Şimdi otur, tek tek tart o taşları istediğin kadar;
Bir elinde yüreğin, bir elinde o küfe...
Al sana bir terazi, iki de kefe,
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.