0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
58
Okunma

Piraye...
Bu gece amacım sana ulaşmak değil,
içimde yıllardır yer değiştirmeyen o ağırlığı biraz olsun hafifletmek için konuşuyorum.
Adını bir mektubun üzerine yazar gibi değil,
kabuk bağlamayan bir yaranın kenarına dokunur gibi söylüyorum.
İnsan sevdiği kişiyi kaybedince eksilmiyor bazen.
Daha kötüsü oluyor.
Tamamlanamıyor.
Benim başıma gelen de bu işte.
Hayat devam etti diyorlar.
Sabah oldu,
akşam oldu,
mevsimler değişti.
Ağaçlar yaprak döktü,
yeniden yeşerdi.
Fırınlar yine ekmek çıkardı,
trenler yine istasyonlardan kalktı.
Dünya işine baktı.
Bir tek benim içimdeki saat durduğu yerde kaldı.
Ben seni biraz öyle sevdim.
Herkesin geçip gittiği bir yerden geçemedim.
Herkesin kapattığı bir defteri kapatamadım.
Geceleri bazen yatağın kenarında oturuyorum.
Odanın içindeki sessizlik büyüyor.
Bir sigaranın ucunda yavaş yavaş küle dönen ateşi seyrediyorum.
O küçücük kızıllığın içinde kendimi görüyorum.
Dışarıdan bakınca hâlâ yanıyor gibi.
İçine dokununca çoktan kül olmuş.
Piraye...
İnsan sevdiği kişiye ulaşamayınca öfkelenir sanıyordum.
Yanılmışım.
Asıl olan öfke değilmiş.
Asıl olan,
bir ömür taşıyacağını anladığın bir yükle yaşamayı öğrenmekmiş.
Biliyor musun?
Bazen bir kahvehanenin önünden geçiyorum.
İçeride yaşlı adamlar oturuyor.
Masaların üzerinde yarım kalmış oyunlar.
Yüzlerinde yılların bıraktığı çizgiler.
Onlara bakarken aklımdan tek bir şey geçiyor:
İnsan yaşlanıyor.
Saçları beyazlıyor.
Elleri titriyor.
Sesinin tonu değişiyor.
Ama sevdiği kişinin adı,
kalbinin içinde yaşlanmıyor.
Ben yıllar sonra da seni bugün sevdiğim yerden seveceğim galiba.
Kaderin önüne çıkıp hesap soracak değilim.
Kimseyi suçlayacak değilim.
Ne seni.
Ne kendimi.
Ne de bizi birbirimize yetiştirmeyen zamanı.
Bir insanın içinden geçen en büyük yalnızlık,
kimsenin yanında olmaması değildir.
Ömrünün en güzel cümlesini kurduğu kişinin,
o cümlenin içinde hiç yaşamamış olmasıdır.
İşte benim payıma düşen de bu oldu.
Bir ömürlük bir sevda.
Bir avuç hatıra.
Bir türlü kapanmayan mesafe.
Bir türlü varılamayan kıyı.
Yine de bak...
Aradan geçen onca şeye rağmen,
adını içimden söküp atmaya çalışmıyorum.
Çünkü bazı sevgiler insanın hayatına misafir olarak gelmez.
Temel taşı gibi yerleşir.
Yıkmaya kalkarsan,
altında bütün bina kalır.
Bu yüzden bırakıyorum olduğu yerde dursun.
Acısıyla.
Sessizliğiyle.
Eksikliğiyle.
Bu kalbin en karanlık köşesinde,
üzerine kimsenin adım atamadığı bir yerde,
küçük bir ışık yanmaya devam edecek.
O ışığın adı sensin Piraye.
Benim adım ise,
o ışık sönmesin diye gecenin içinde bekleyen ADAM.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.