Büyük iyilikleri tanımak için, küçük kötülükleri tanımamız gerekir. j.j.rousseau
Birgül OTLU
Birgül OTLU

ANNEMİN SANDIĞI

Yorum

ANNEMİN SANDIĞI

( 4 kişi )

2

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

61

Okunma

ANNEMİN  SANDIĞI

ANNEMİN SANDIĞI

Odanın en tenha köşesinde duruyor annemin sandığı.

Sessizliğin bile yorulduğu saatlerde,
gölgesi duvara düşüyor usulca;
sanki yıllardır sakladığı bir sırrı
kimseye söylemeden bekliyor.

Dokunmaya çekiniyorum bazen.

Çünkü biliyorum;
insan bazı eşyalara elini değil,
ömrünü değdirir.

Bu sandık da öyle.

Ceviz ağacının koyu sabrından yapılmış,
zamanın içinden geçerek bugüne ulaşmış bir hatıra gibi.

Kapağını her aralayışımda
Ahlat’ın taş sokaklarından bir rüzgâr giriyor içeri.

Van Gölü’nün mavisi ilişiyor gözlerime.

Uzak dağların ardından yükselen akşamlar,
kar altında kalan avlular,
çocuk sesleriyle şenlenen eski günler
birer birer çıkıyor sandığın derinliğinden.

Ve en sonunda annem...

Önce gençliği geliyor.

Saçlarına henüz ak düşmemiş bir kız çocuğu gibi gülümsüyor bana.

Bir yazmanın kenarında duruyor bakışları.

Bir oyanın ilmiklerinde saklı kalmış düşleri.

Bir bohçanın kat yerlerinde bekleyen umutları...

Kim bilir kaç uzun kış gecesinde işlemiş onları.

Dışarıda kar yağarken,
evin içinde sobanın kızıl ışığı titrerken,
uyuyan çocuklarının nefesini dinleyerek
kaç kez hayallerini yarım bırakmıştır.

Anneler biraz da böyle değil midir zaten?

Kendi baharlarını sessizce söküp
evlatlarının ömrüne diken kadınlar...

Biz büyürken küçülen,
biz çoğalırken eksilen,
biz gülerken yorulan kadınlar...

Şimdi dönüp bakıyorum da,
annemin ellerindeki çizgiler
yalnızca yaşın değil,
fedakârlığın da izleriymiş.

O ellerde hamur kokusu vardı.

Su sesi vardı.

Toprak vardı.

Dua vardı.

Ve en çok da
biz vardık.

Biz fark etmeden geçen yıllar,
onun yüzüne ince ince işlenmiş meğer.

Bir gün geliyor insan,
annesinin yaşlandığını değil,
kendisine ayrılan zamanın azaldığını anlıyor.

İşte yüreği o zaman ürperiyor.

Çünkü anneler,
gidince yok olan insanlar değildir.

Onlar gidince,
bir evin ışığı azalır.

Bir mutfağın bereketi eksilir.

Bir çocukluğun kapısı kapanır.

Şimdi annemin sandığının başında otururken,
içimde yılların çözemediği bir düğüm büyüyor içimde

Açtığım her bohçada biraz daha geçmişe dokunuyorum.

Bir mendilin ucunda bayram sabahları duruyor.

Bir yazmanın kıvrımında çocukluğum.

Bir dantelin beyazlığında annemin gülüşü.

Ve ben her defasında,
geri dönmeyeceğini bile bile
o günlere doğru yürümek istiyorum.

Ama zaman,
insanın en sevdiği yerlere dönüş yolunu kapatıyor.

Geride yalnızca özlem kalıyor.

Tıpkı Ahlat’ın kadim mezar taşları gibi.

Yüzyıllardır susan,
ama her bakışta başka bir hikâye anlatan taşlar gibi.

Şimdi annem de sessiz.

Sandık da sessiz.

Ev de sessiz.

Bir tek özlem konuşuyor içimde.

Uzun kış gecelerinde,
rüzgâr Van Gölü’nden kalkıp pencereme vurduğunda,
sanki annemin sesi karışıyor uğultusuna.

Bir anlığına çocuk oluyorum.

Başımı dizlerine koyduğum günlere dönüyorum.

Sonra rüzgâr diniyor.

Gece derinleşiyor.

Ve ben yine aynı gerçekle baş başa kalıyorum:

Bazı yokluklar geçmiyor.

Bazı hasretler eksilmiyor.

Bazı insanlar öldükten sonra bile
bir evin içinde yaşamaya devam ediyor.

Bu yüzden annemin sandığına baktığımda
eski bir eşya görmüyorum artık.

Bir ömür görüyorum.

Sevgiyle tükenmiş,
sabırla yaşanmış,
sessizce feda edilmiş bir ömür...

Ve içimden,
çocukluğumun en kırılgan yerinden yükselen bir sesle fısıldıyorum:

"Bir gün herkes büyüyor anne...

Ama hiç kimse annesini özlemeyecek kadar büyüyemiyor..."

Birgül Otlu Ahlat
(Sandığımdan)

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Annemin sandığı Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Annemin sandığı şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ANNEMİN SANDIĞI şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
9.6.2026 06:13:19
5 puan verdi
Paylaştığınız "Annemin Sandığı" başlıklı şiir, derin bir hasret, vefa ve anneliğin fedakâr doğasını çok estetik bir dille işleyen, oldukça dokunaklı bir eser.
​Şiirde dikkat çeken bazı duygusal ve sanatsal vurgular şunlar:

Sandığın sadece fiziksel bir eşya değil, bir "ömür deposu" olarak konumlandırılması çok etkileyici. Ahlat’ın taş sokakları, Van Gölü’nün mavisi ve sobada titreyen kızıl ışık gibi detaylar, okuyucunun zihninde somut ve nostaljik bir atmosfer yaratıyor.
​"Ömrünü Değdirmek" Metaforu: "İnsan bazı eşyalara elini değil, ömrünü değdirir" dizeniz, eşyalarla kurduğumuz bağın aslında yaşanmışlıklarla ne kadar iç içe geçtiğini muazzam bir şekilde özetliyor.

​Kendi baharlarını sessizce söküp evlatlarının ömrüne diken kadınlar..." ifadesi, annelik kavramına dair okunabilecek en güçlü ve naif betimlemelerden biri olmuş.

Son dizelerdeki "Hiç kimse annesini özlemeyecek kadar büyüyemiyor" tespiti, insan ömrünün ne kadar uzun olursa olsun, anne özleminin o büyüme sürecinin ötesinde, her daim tazeliğini koruyan evrensel bir gerçek olduğunu vurguluyor.
​Bu şiir, sadece bir annenin hatıralarını değil, aynı zamanda geçip giden zamanın insanda bıraktığı o kaçınılmaz burukluğu da çok başarılı bir şekilde yansıtıyor. Kaleminize sağlık; gerçekten çok samimi ve yüreğe dokunan bir çalışma olmuş.

TEBRİKLER
Etkili Yorum
Elif_V_Mim
Elif_V_Mim, @elif-v-mim
9.6.2026 01:13:45
5 puan verdi
Anne sandığının farklı bir tasviri.
Ne güzel yazmışsınız.

Allah rahmet eylesin. Size sabır versin.

O sandıklar antika. Değerini bilin.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL