1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
124
Okunma

İÇİNDE KALDIM
Bir ömür serdim ayaklarının altına, ne çare, fark etmedin,
Gülüşlerimin ardında kopan kıyametleri bir kez olsun bilmedin.
Her "iyiyim" deyişim, kendimden bir parça daha eksilmekti;
Sen arkana bakmadan çekip gittin...
Ben ise kendi enkazımın içinde kaldım!
Üşüyen ellerim değildi aslında bu ayazda,
Sensizliğin o zehirli soğuğuydu iliklerime kadar işleyen.
Bir zamanlar adını kutsal bir dua gibi fısıldayan dilim,
Şimdi sağır gecelerin koynunda dilsizliği öğrendi.
Sen fırtınalar bırakıp gittin...
Ben ise o yangının içinde kaldım!
Ben seni sırılsıklam severken, takvimler devrildi, mevsimler yaşlandı,
Saçlarıma düşen o apak karlar, senden habersiz çığ gibi çoğaldı.
"Belki dönersin" diye aralık bıraktığım o umut kapıları,
Sadece insafsız rüzgârları ağırladı, yalnızlığı başköşeye misafir etti.
Sen baharları alıp gittin...
Ben ise ebedi kışın içinde kaldım!
Kimse sezmedi içimde ihtilaller koparan o sessiz yıkımı,
Gözyaşlarım, gururumdan gizli hep gecenin siyah bağrına aktı.
Gündüzleri maskeler takıp gülmeyi başardım belki dünyaya,
Ama geceler öyle amansızdı ki, baş koyduğum yastık bile benden kaçtı!
Sen güneşi söküp gittin...
Ben ise karanlığın tam içinde kaldım!
Meğer dünyanın en ağır, en bükülmez yükü;
Karşılıksız bir sevdanın çarmıhına gerilmek değilmiş...
Bir gün arkana dönüp baktığında,
Canından can verdiğin o değerin, bir hiç gibi çiğnenmesiymiş!
Sen unutup gittin...
Ben ise o amansız hatıranın içinde kaldım!
Şimdi senden geriye bu viranede,
Ne yankı bulan bir ses, ne sitemkâr bir iz kaldı...
Sadece yorgun kalbimin o taştan duvarlarında,
Adını hece hece taşıyan, kanayan derin çatlaklar...
Sen sıyrılıp gittin...
Ben ise o yarıkların içinde kaldım!
Ve nihayet, anladım o acı hakikati;
Bazı insanlar giderken sadece gölgesini götürmezmiş meğer.
Bir ömrün en ihtişamlı, en güzel yıllarını da çalarmış koynundan...
Geriye ise, nefes alan bir cesedin orta yerinde,
Sessiz çığlıklarla can çekişen bir yürek bırakırmış.
Sen katilim olup gittin...
Ben ise bu matemin içinde kaldım!
Bazı feryatlar vardır ki, sessizce büyür içimizde,
Ne bir çığlık koparabilir göğsünden, ne bir söz dökülür dilinden.
Eğer bir ömür adadığın o yürek arkasını dönüp giderse;
Gözler mil çekilmiş gibi susar, sadece şiirler hıçkıra hıçkıra ağlar!
Sen öylece gittin...
Ben ise o dinmeyen gözyaşının içinde kaldım!
Ve insan nihayet idrak eder...
En derin, en şifasız yaralar,
Bizi acımasızca terk edip gidenlerden değil;
İçimizde bir türlü öldüremediğimiz o mağrur umutlardan kalırmış.
Sen veda bile etmeden gittin...
Ben ise paramparça bir umudun tam içinde kaldım!
Birgül Otlu Ahlat
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.