2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
149
Okunma
Birlikte çıktık güya aynı gemide yolculuğa
Gemi limandan kalktı, bir süre yol aldı,
Zordayız, dardayız, batıyoruz,
Tam da fedakarlık zamanı dediler;
Bizleri doldurdular filikalara,
Onlar da onları bekleyen yatlara...
Hızla yol aldılar"Yabancı"lardan devraldıkları
fabrikalara, malikane, katlara....
Ultra zenginlik, safsata ve saltanata....
Bizler için taşları bağladılar, köpekleri saldılar,
Hızla büyüdüler enlemesine ve boylamasına,
Biz de güc bela vardık elimizde bayrakla kıyıya.
Kendi ellerinizle rastgele yaptık, girdik çardaklara....
Yeterki bayrak inmesin, ezan susmasın;
Öyle dedi sarıklı, cübbeli beş vakit;
hertürlü zora, eziyete, zulme katlanmalısın.
Şimdi, Onlar da 60 TL. ye aldıkları akaryakıtla
Dünyayı üç yıl sürecek gezideki yatla...
Onlar için oldu bu Dünya Cennet-ü alâ
Bize de düştü;"ayağını yorganına göre uzatmalısın"
Olanca meşakkati yüklediler ne varsa belimize,
Gidemiyoruz doğduğumuz köyden , İlimize...
Gitsek de ödüyoruz faizle ve taksit taksit...
Onlar da gelir vergisinden düşüyorlar,
Öyle olmasa da zaten, torbada affoluyor...
üstüne de alıyorlar, bizim vergilerden de teşvik.
Gezisini bile ödetiyorlar bize, hem de trink...
Her şey onlar için;
Yılda bir kez coşuyorlar, yapıyorlar bi güzellik;
Televizyonlarda kutluyorlar, hürriyetsiz Cumhuriyeti,
Biz de çilgınca alkışlıyoruz, 9 Eylül de alçak uçuş sortiyi...
Şimdi ne demeli bu Halka?
Her şeyi hak ediyorsun baştan sona...
Nerede durduğunu, neyi alkısladığını, neyi kutsadıgını bilmezsen?
Daha çok üzerimize siğer Koç’u, Teke si, Kele si....
Sonradan görme, nobran, küstah, kibir kulesi,
Halkına düşman, dangalak, ukela...
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.