2
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
24
Okunma
Adımlarımız hafifti güya, incitmek istemezdik,
Bir yaprağın düşüşü kadar sessizdi niyetimiz.
Kendi derdimizin dumanında tüterken gözlerimiz,
Yanımızdan geçen kalbi görmedik, farkında olmadan.
Bir söz kaçtı dilimizden, hani sıradan, hani öylesine,
Biz rüzgâr sandık ama değdi birinin en hassas yerine.
Dokunduk sandık iyileştirmek için kanayan derine,
Meğer tırnaklarımızla kanatmışız, farkında olmadan.
Ne gurur kalır geriye şimdi ne de haklı bir savunma,
Sözcükler mahcup dökülür, sarılır kendi kusuruna.
Bir köprü yıkılmış gibi bakarız upuzun boşluğa,
Toplayıp gururu diz çökeriz, farkında olmadan.
Şimdi ceplerimizde dilsiz keşkeler birikti,
Bakıyoruz o kırık kalbin cam kırıklarına.
Eğer bir yara açtıysa istemeden vurduğumuz taş,
Gecikmiş bir özürdür bu, gözlerimizde bir damla yaş.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.