3
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
61
Okunma

Ey gece, sal sîneme esrâr-ı rahmetten ziyâ,
Tâ silinsin gönlümün âyînesinden mâsivâ.
Kır riyânın perdesin, yık benliğin bünyâdını,
Göster ey Leyl-i Hudâ, kalbimde Hakk’ın nûrunu.
Bir tecellî nefhası değsin harâb olmuş dile,
Çöl kesilmiş ruhumu döndür yine âb u güle.
Gafletin zencîrini çöz, uyuyan vicdân uyansın,
Bir niyâzın nûruyla nice karanlıklar yansın.
Saltanat kurmuşsa da gönlümde kibr ü ihtişâm,
Bir nazar kâfî gelir, târumâr olsun tamâm.
Zulmetin rahmet olup insin gönül virânına,
Belki bir âh kapı açar Hakk’a dönen cânına.
Taşlaşan hissiyyâtın çözülsün artık buzları,
Merhamet gülleri sarsın kurumuş kalp yazları.
Vur gece! Lâkin bize, nefse vurulsun her darbe,
Çünkü insan kendine açmaktadır gizli harbe.
Parçala benlik denen bin yıllık efsûnlu hisâr,
Tâ görünsün gönlümün ufkunda envâr üstüne envâr.
Nemrûd’u yak sînede ateş-i tevhîd ile sen,
İbrâhim-vâr gülistân olsun ateşler yeniden.
Çıksın artık kuyudan Yûsuf misâli sabrımız,
Nûra ersin ayrılıklarla yorulmuş ömrümüz.
Ey gece! Sen perde değil, Hakk’a açılmış bir yol,
Karanlığın bağrında saklı nice hikmetle dol.
Her firâkın sonu cem, her çilenin sonu sürûr,
Bunu ancak gözyaşıyla yıkanan gönüller bilir,
Bırak artık yıldızından rahmetin nûru yağsın,
Bir yetîmin gözlerinde arşın kapısı açılsın.
Kırılan her kalpte bir esmâ tecellî eylesin,
Her harâbe secdegâhtır, gören anlar, dinlesin.
Ey kasvet! Sanma sakın dâim kalırsın bu yerde,
Bir ezânla dağılır en koyu zulmetler perde.
Va‘d-i Hak’tır: Her gece ölmek içindir nihâyet,
Her karanlık secdeden doğar bir nûr-ı hidâyet.
Gün doğacak gönüller üstüne elbet bir zaman,
Her gecenin sonu rahmet, her gecenin sonu Rahmân.
Bergüzâr der:
Gece bir sır menzili, gönle açılmış bir kapı,
Kim geçerse nefsinden, bulur Hakk’ın hitâbını.
Kalmıyor elde nihâyet ne şöhret ne de nişân,
Bir muhabbet nefhasıdır taşıdığın her zaman.
Ey gönül, sür yüzünü secdeye, bırak mâsivâyı,
Geceyi Rahmân’a ver, O nûrlandırsın sabâhı.
Gönül Adıgüzel Dural
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.