Gerçeğe yardım ediniz. gerçek size yardım etmekte gecikmeyecektir. h. newman
Erdem Öztürk
Erdem Öztürk

namus - bana kalan şeyler - 16

Yorum

namus - bana kalan şeyler - 16

0

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

64

Okunma

namus - bana kalan şeyler - 16

namus - bana kalan şeyler - 16

bana kalan şeyler var.
çok değiller.
zaten gidenlerin ardından insana büyük miraslar kalmaz.
birkaç eşya,
birkaç koku,
birkaç yanlış hatırlanmış cümle,
bir de gecenin en sessiz yerinde
kendini belli eden o eski sızı.

bana senden bir fincan kaldı.
kenarında küçük bir çatlak.
ilk gördüğümde atayım dedim.
sonra elim gitmedi.
çünkü bazı kırık şeyler
insana kendini daha yakın hissettiriyor.
sağlam olan her şey yabancı artık bana.
çatlak şeyleri anlıyorum.
yarım kalanları.
bir köşesi eksilmişleri.
kullanılmaya devam ettiği için
tam kırılmamış sayılanları.

ben de öyleyim biraz.
çatladım ama atılmadım.
içimde hala bir şeyler taşınıyor.
çay değil belki.
umut da değil.
ama sıcaklığını tamamen kaybetmemiş
bir direnme hali.

bana bir de suskunluk kaldı senden.
eskiden konuşkan biriydim.
kelimelerle kendime yol açardım.
şimdi cümlelerim kapının önünde bekliyor.
içeri almıyorum çoğunu.
çünkü ne zaman konuşsam
sana çıkan bir sokak buluyor dilim.
biri havadan sudan bahsetse
ben içimde vedaya varıyorum.
biri bir şehir ismi söylese
ben seninle gidilmemiş yerlere.

insanın iç haritası bir kez bozulunca
her yol aynı acıya çıkıyor.

bana senden bazı şarkılar kaldı.
dinlemiyorum.
ama silmedim de.
telefonun bir yerinde duruyorlar.
tıpkı mezarlık gibi.
her gün gitmiyorsun,
ama orada olduğunu biliyorsun.
bazen yanlışlıkla çalıyor biri.
o an bütün dünya eğiliyor.
bir ses,
bir akor,
bir kelime
insanı yıllar öncesine götürmeye yetiyor.

hafıza çok acımasız.
iyi günleri bile bıçak gibi saklıyor.
mutlu olduğun bir anı hatırlayınca
mutluluk değil,
ona artık dönemeyecek olmanın yorgunluğu çöküyor üstüne.

bana bir de bazı bakışlar kaldı.
senin değil sadece.
senden sonra insanların bana bakışı.
“daha iyi misin?” diye sorarken
cevabı duymaktan korkan gözler.
beni teselli etmek isteyen
ama hangi kelimenin yaraya değeceğini bilemeyen dostlar.
kimsenin kötü niyeti yoktu belki.
ama bazı acılar,
iyi niyetli cümlelerle daha çok kanar.

“boş ver” dediler.
boş verilecek bir şey değildi.
“önüne bak” dediler.
önümde de sen vardın.
“hayat devam ediyor” dediler.
bunu en çok hayatı durmuş insanlar bilir zaten.
dışarıdaki devam ediş,
içerideki duruşu daha görünür kılar.

bana senden bir şehir kaldı.
içinde yaşamadığım halde
sokaklarını ezbere bildiğim.
birlikte geçmediğimiz halde
sanki her köşesinde konuşmuşuz gibi.
insan sevdiği kişiden
hayali yerler de miras alıyor.
bir balkon.
bir sahil.
bir yaz akşamı.
bir kış yolculuğu.
hiç yaşanmamış ama kaybedilmiş yerler.

bana en çok bunlar ağır geliyor.
yaşamadığım şeylerin yasını tutmak.
hiç gidilmeyen bir evin kapısında beklemek.
hiç doğmamış bir sabahın ışığına ağlamak.
insan hayallerini kaybedince
kimse taziyeye gelmiyor.

oysa hayaller de ölür.
hem de bazen insanlardan daha sessiz ölür.
bir gün fark edersin,
artık o cümleyi kurmuyorsun.
“bir gün” demiyorsun.
“belki” demiyorsun.
“olur ya” demiyorsun.
içindeki gelecek
yavaşça odadan çıkmış.

bana kalan şeyler arasında
bir de kendim varım.
yıpranmış,
azalmış,
bazı yerleri eksik,
ama hala burada.
bunu küçümsemiyorum artık.
çünkü bazen insanın kendine kalması bile
büyük bir hayatta kalma biçimi.

senden sonra kendimle baş başa kalmayı öğrendim.
kolay olmadı.
kendim gürültülü bir yerdi.
çok eski kırgınlıklar vardı.
çok kapatılmış dosyalar.
çok üstü örtülmüş ağlamalar.
sen gidince hepsi uyandı.
meğer ben sadece seni kaybetmemişim.
kendimden sakladığım her şeyle de karşılaşmışım.

belki de bu yüzden bu kadar acıdı.
senin gidişin
içimdeki bütün eski gidişleri çağırdı.
babamın suskunluğunu.
annemin yorgunluğunu.
çocukluğumun kapı eşiklerini.
kimse gitmesin diye ettiğim o küçük duaları.

bana kalan şeyler bunlar.
bir fincan.
bir suskunluk.
birkaç şarkı.
hayali şehirler.
ve kendi içimde taşıdığım uzun bir enkaz.

ama şunu da biliyorum artık:
enkaz dediğin şey sadece yıkım değildir.
bazen insan
hayatta kaldığını da orada görür.

bazı acılar insanın namusudur.
bana kalan en ağır şey bu cümle.
ama aynı zamanda
beni hala ayakta tutan şey de biraz bu.

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Namus - bana kalan şeyler - 16 Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Namus - bana kalan şeyler - 16 şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
namus - bana kalan şeyler - 16 şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL