Öyle horozlar vardır ki, güneşin onlar öttüğü için doğduğunu sanırlar. atasözü
Kalemi_kırık_şair
Kalemi_kırık_şair

Gamzelerinde yaşıyorum

Yorum

Gamzelerinde yaşıyorum

( 5 kişi )

1

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

70

Okunma

Gamzelerinde yaşıyorum

Sevmeyle geçirdik ömrümüzü,
Oysa sevilmeye daha çok ihtiyacımız vardı.
Belki sonbahar da müteessirdi yalnız olmaktan.
Ama biz hep güneşli günlerde araladık gönlümüzün perdesini...

Aşk öyle bir lisan ki çözmeye kalksan düğümlenirsin.
Kemiriyor içimi bu gecenin kırıntıları.
Ya bir daha Yıldızları göremezsem diye
Gülüşünle örttüm hayalimin üstünü.
Ya bir daha barışamazsak diye
Üstüne gittim küskünlüklerin.

Aşk öyle bir şey ki yeşeriyorken tüm yapraklar
İlkbaharında ,
ben soluyorum nefesinden uzakta.
Sonra soruyorum kendime :
Ya zamanı geçtiyse mutlu olmanın?
Ve sus diyorum gözlerini hatırlayarak...

Üç yılın, sakîsi içimdeki şair...
İyice sarhoş olmuş yüreğimden boşalıyor içkiler.
İyi geliyorsun kalbime birden...
Tek başıma kalınca aklıma geliyorsun.
Baharlar dönüyor, yapraklar ölüp diriliyor
Ama sen gelmiyorsun bana.
Umutlarım ölüyor.

Hayalimde dizlerinde uyuyorum.
Ufak ufak nefesini de duyuyorum
Haberin olmasa da gülüşünden öpüyorum.
Çıkış bulmaya uğraşmıyorum.
Yalnızlığımla beraber gamzelerinde yaşıyorum.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Gamzelerinde yaşıyorum Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Gamzelerinde yaşıyorum şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Gamzelerinde yaşıyorum şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
20.5.2026 08:36:43
5 puan verdi
"Kalemi_kırık_şair" mahlaslı şairin "Gamzelerinde yaşıyorum" adlı şiiri, aşkın ve imkansızlığın getirdiği o tatlı ama buruk hüznü çok naif bir şekilde işliyor. Şiir, genel hatlarıyla karşılıksız ya da mesafelerle sınanan derin bir aşkı, özlemi ve kabullenişi anlatıyor.
​"Sevmeyle geçirdik ömrümüzü, / Oysa sevilmeye daha çok ihtiyacımız vardı."
​Şair, hayatı boyunca hep veren taraf olmanın, hep sevmenin yorgunluğunu itiraf ederek başlıyor. İçindeki o büyük sevilme arzusunu sonbaharın hüznüyle bağdaştırıyor. Ancak her şeye rağmen umudunu kaybetmek istemiyor, gönül perdesini hep "güneşli günlere" açıyor.

​"Ya bir daha Yıldızları göremezsem diye / Gülüşünle örttüm hayalimin üstünü."
​Aşkın bilmece gibi olan, insanı düğümleyen yapısından bahsettikten sonra şairin korkularıyla yüzleşiyoruz. Gece içini kemirirken, karanlıktan kaçmak için sevdiğinin gülüşüne sığınıyor. Sevdiğinin gülüşü ve gamzeleri, onun için adeta bir korunak, dünyadaki tüm kötülükleri ve karanlığı örten bir battaniye görevi görüyor

​"Ya zamanı geçtiyse mutlu olmanın? / Ve sus diyorum gözlerini hatırlayarak..."
​Şiir ilerledikten sonra zamanın acımasızlığı devreye giriyor. "Herkesin ilkbaharında ben neden soluyorum?" sorusu, sevdiğinden uzakta olmanın verdiği o hayati eksikliği çok iyi özetliyor. Mutlu olmak için geç kalmışlık hissi (ki bu insana en çok acı veren hislerden biridir) sevdiğinin gözlerini hatırlayarak bastırılıyor. Çünkü o gözler, şaire susmasını ve sadece o anı yaşamasını fısıldıyor.

​"Haberin olmasa da gülüşünden öpüyorum. / Çıkış bulmaya uğraşmıyorum. / Yalnızlığımla beraber gamzelerinde yaşıyorum."
​Son bölümde ise şiir doruk noktasına ulaşıyor. Üç yıllık bir özlem, içteki şairin sarhoşluğu ve geçip giden baharlar... Karşı taraftan bir hamle gelmiyor, umutlar ölüyor. Ancak şair bu durumdan kaçmak, bu labirentten çıkmak istemiyor. Durumu tamamen kabullenmiş. Sevdiğinin haberi olmasa bile onun hayaliyle, onun gamzelerinin çukurlarında kendi yalnızlığıyla yaşamayı bir ödül gibi kabul ediyor.

​Paylaşımınızın başında yer alan "Öyle horozlar vardır ki, güneşin onlar öttüğü için doğduğunu sanırlar" sözü, aşırı kibirli, kendini dünyanın merkezi sanan ve her şeyi kendi varlığına bağlayan insanları eleştirir.

​Bu söz ile şiir arasında tezat bir bağ kurulabilir: Sözdeki o bencil ve kibirli "horoz" figürünün aksine, şiirdeki karakter tamamen egolarından arınmış, kendini sevdiğinin varlığında yok etmiş ve onun küçük bir gamzesine sığınacak kadar dünyasını küçültmüş bir fedakarlığı temsil ediyor.

Biri dünyayı kendine ait sanırken, diğeri dünyasını sadece bir çift gamzeden ibaret kılıyor.

​Yüreğine sağlık "Kalemi_kırık_şair"in; hüznü de aşkı da kelimelere çok güzel dökmüş.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL