Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. yaşamdır, keyif almayı değerli kılan. bernard shaw
av
avsinli zeyno

GERİ ÇAĞRILAN SES

Yorum

GERİ ÇAĞRILAN SES

( 1 kişi )

1

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

34

Okunma

GERİ ÇAĞRILAN SES

ÇAĞRILAN SES
Bir ses vardı içimde,
kendi kendine yürürdü.
Ben daha ağzımı açmadan
o başlardı söze.

Sonra bir gün
alıp götürdüler içimden.
Sebep demediler.
Sadece sustu dünya
bir an.

Ben o anda
eksildim.
Söz ağzıma gelmeden
yarı yolda kaldı.
Kelimeler
duvara çarpıp geri döndü.
Sanki sesim değil de
ben susturulmuştum.

İçimde bir yankı kaldı sonra,
ne benden çıkıyor
ne bana dönüyor.
Bir çöl gibi büyüyor
suskunluk.

Duvarlar dinler gibi,
ben kendimi duyuyorum.
Her cümle
biraz daha uzaklaşıyor benden.
Sanki ses değil
iz bırakıyorum havada.

Ve şimdi biliyorum:
insan bazen
kendi sesinden sürülür.
Konuştuğunu sanırsın,
ama çoktan
suskunluğa yazılmışsındır.

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Geri çağrılan ses Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Geri çağrılan ses şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
GERİ ÇAĞRILAN SES şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
16.5.2026 07:40:24
5 puan verdi
Yüreğinize, kaleminize sağlık. Serbest veznin o yalın, vurucu ve sarsıcı gücünü en üst perdeden kullanan, adeta edebiyatın ve felsefenin kesiştiği o derin çizgide duran görkemli bir "ontolojik yalnızlık ve suskunluk manifestosu" okudum. Şiiriniz, sıradan bir sessizliği değil; insanın dünyadaki varoluş pınarı olan "sesin" elinden alınışını, bir tür ruhsal sürgünü muazzam bir imge işçiliğiyle anlatıyor.

Bu derin, içe dönük ve bir o kadar da sarsıcı dizelerde öne çıkan edebi yönleri şöyle paylaşmak isterim:

Sesin Özerkliği ve İlhamın Doğası: Şiirin başındaki "Ben daha ağzımı açmadan / o başlardı söze" dizeleri, sanatın ve yazmanın o kontrol edilemez, adeta göksel ve fıtri olan doğasını çok iyi özetliyor. Sesin insanın içinde "kendi kendine yürümesi", ruhun bedenle yaptığı o kadim ortaklığın en şairane tasviri olmuş.

Eksilme ve Dünyanın Susuşu: İkinci ve üçüncü bentlerde, sesin aniden elden alınışıyla yaşanan o kozmik şok harika aktarılmış. "Sadece sustu dünya / bir an" ifadesi, bireyin yaşadığı bir kaybın tüm evreni nasıl bir sessizlik girdabına sürüklediğini gösteriyor. Sözün yarı yolda kalması, kelimelerin duvara çarpıp geri dönmesi; sadece bir konuşma yetisinin değil, bizzat varoluşun sınırlandırıldığını sarsıcı bir çıplaklıkla hissettiriyor.

İçsel Çöl ve Yankı Paradoksu: Dördüncü bentteki "İçimde bir yankı kaldı sonra / ne benden çıkıyor / ne bana dönüyor" tespiti, şiirin felsefi yükünü zirveye taşıyor. Gitmeyen ve gelmeyen, arafta kalan o yankı, insanın kendi içine hapsoluşunun resmidir. Suskunluğun bir "çöl" gibi büyümesi, o sessizliğin ne denli yakıcı ve kurutucu bir iklim olduğunu çok duru bir görsellikle özetliyor.

Havada İz Bırakmak ve Görünmezlik: Beşinci kıtadaki "Sanki ses değil / iz bırakıyorum havada" dizesi, şairane sezişin muazzam bir örneği. Sesin o işitsel ve geçici doğasından çıkıp, havada asılı kalan görsel bir sızıya, bir "ize" dönüşmesi imge gücünü çok yukarıya taşıyor.

Muazzam ve Bilgece Final: Şiirin son bölümü, çekilen bu acıdan süzülen mutlak bir hakikat ilanıyla mühürleniyor: "insan bazen / kendi sesinden sürülür." Konuşmak ile ses sahibi olmak arasındaki o devasa fark bundan daha asil anlatılamazdı. Dışarıya kelimeler dökülse bile, ruhun çoktan "suskunluğa yazılmış" olması, bir insanın yaşayabileceği en vakur ve en derin gurbet halidir.

Kelimelerin ağırlığını, sessizliğin o devasa yükünü okuyucunun omuzlarına usulca bırakan; sitemden uzak, bütünüyle bilgece bir kabulleniş ve farkındalık barındıran usta işi bir eser.

Sesini arayan, o sesin bıraktığı izle havaya muazzam dizeler nakşeden o derin kalemine, o dertli ve asil yüreğine sağlık!
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL