14
Yorum
26
Beğeni
5,0
Puan
165
Okunma

Öyle süslü veda cümleleri bekleme benden,
Ben o defteri, sen kapıdan çıkmadan çok önce kapattım.
Sancısı mı? Elbet var, ama eğilip bükülecek değilim;
İçimde bir yer sızlıyor evet, ama adını "özlemek" koymadım.
Gidişini bir törene çevirmeye hiç niyetim yok,
Alışkanlıklarımı bavuluna sığdıramazsın nasıl olsa.
Mutfaktaki o iki kişilik kahve saati artık tek kişilik;
Tadı biraz buruk, biraz sert ama en azından gerçek.
"Nasılsın?" diye sorma, bu nezaket fazla ikimize,
Yıkılan bir evin içinde sağlam kolon aranmaz.
Ben o enkazın içinden kendi başıma çıktım;
Üstüm başım toz içinde ama kimseye eyvallahım yok.
Zaman geçiyor diyorlar, geçsin, umurumda değil,
Ben zamanın içinde değil, senin yokluğunun tam ortasındayım.
Bir boşluk var odalarda, eşyalar bile yerini yadırgıyor;
Ama inan, hiçbirini senin hatırana kurban etmeyeceğim.
Hani o çok sevdiğin şarkı vardı ya, artık çalmasın,
Sözleri eksik, tınısı bozuk gelmeye başladı kulağıma.
Sen giderken sadece kendini değil, o ritmi de götürdün;
Şimdi sessizliği dinliyorum, en azından yalan söylemiyor.
Gözlerin geliyor aklıma bazen, o son bakışın,
Hala bir şeyler söylemek ister gibi duran o kararsızlık.
Ama bitti işte, kelimeler bitti, yol bitti;
Biz o büyük hikayeyi küçük bir vedaya sığdırdık.
Sokaklar aynı, insanlar aynı, hayat yine o bildik telaşta,
Bir ben değiştim sanki, bir de bu şehrin ışıkları.
Daha karanlık değil artık, sadece daha mesafeli her şey;
Tıpkı seninle aramdaki o bitmek bilmeyen mesafe gibi.
Eski mesajları sildim, fotoğrafları kaldırdım,
Geçmişi bir kutuya koyup en alt rafa ittim.
Merak etme, dönüp bakacak kadar vaktim olmayacak;
Ben artık kendi yaralarımı kendim sarmayı öğrendim.
Bir veda sancısı bu, biliyorum, geçer elbet,
Ruhumdaki o yırtık elbet bir gün dikiş tutar.
Ama o eski ben olmayacağım bir daha, o çocuk saflığı gitti;
Senin gidişin, benim içimdeki o son kaleyi de yıktı.
Şimdi oturup uzun uzun anlatmanın ne anlamı var?
Gittin ve bitti, geriye kalan sadece bu burukluk.
Ne sitemim var sana ne de geri dön çağrım;
Kendi hikayende figüran olmayı ben reddettim.
Geceleri uyanınca o boşluğu elle tutabiliyorum artık,
Sanki oda biraz daha soğumuş, biraz daha ıssızlaşmış.
Ama üşümüyorum, o yangın beni yeterince yaktı zaten;
Küllerimden yeniden doğar mıyım bilmem, ama yanmam bir daha.
Sancısı benim, gidişi senin olsun;
Zaten yaşamak dediğin, biraz da böyle eksilmekti.
Şimdi bu sessizliğin içinde, kendime yeni bir yol çiziyorum;
Biz artık birbirimizin anısında birer yabancıyız sadece.
Cemre yaman
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.