0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
91
Okunma

Dışarıda uğultu dinmez,
yüzler birbirine sürtünür,
gülüşler ödünç, bakışlar yorgun—
insan kendi sesini bile tanımaz olur.
Sonra bir kapı…
ve o tek an:
anahtarın kilitte dönerken çıkardığı
kısa, metalik itiraf.
İşte orada başlar gerçek—
bir kapı değil açılan,
omuzlardan düşen gün,
yüzden sıyrılan kalabalık.
İçerisi sessizdir,
ama bu sessizlik bir ceza değil;
bir sığınak,
bir insanın kendine dokunabildiği en yalın yer.
Duvarlar konuşmaz,
ama hiçbir söz de eksik değildir.
Çünkü kimse yoktur
yarım kalan cümleleri tamamlamaya çalışan.
Ve ilk kez,
hiç saklamadan,
hiç toparlamadan,
kendin olursun:
Eksik,
dağınık,
gerçek…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.