1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
130
Okunma
Rüzgâr ıslık çalıyor, ne ay var ne bir yıldız
Bu ne kasvetli gece, her yer zifiri ıssız...
Göz gözü görmüyor, karanlık sarmış şehri
İçim titrer soğuktan, üstümde yok bir palto.
Köşede sızmış bir adam, akşamdan kalmış belli
Ne bir kımıltı var onda, ne bir hayat belirtisi.
Kaç sokak dolandım, kaç kaldırım eskittim?
İstanbul şahidimdir, yollarında tükendim.
Beni anlayacak mısın, bir kez soracak mısın?
Nafile bekleyişim... Senden bir haber gelmiyor.
Aramasan da bari bir selam yolla
Bilirsin, sevda dediğin yürümez zorla.
Ne zaman seveceksin, söyle nihayet?
Ben öldükten sonra…
Dolapta öylece duran boynu bükük elbiseler,
Askıda asılı ceketim, kapıda terliklerim...
"Hiç üzülmem" deme sakın, büyük konuşma öyle
Belki bir resmim kalır, duvarda sana bakan.
Bir düşünce sarmalı, döner durur zihnimde
Her köşe başında o kara kedi, dikmiş gözlerini yüzüme.
Ne olduysa oldu, sudan sebep bir kavga
Galibi yok bu harbin, yenildik bu savaşta…
Ahımı alma sakın, ahımla kalma
İstemem, sakın ha pişman da olma!
Sorma artık halimi, manası yok sözlerin
Ben öldükten sonra…
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.