0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
88
Okunma
Hatırlar mısın?
Zamanın nabzının teklediği o en dar vakitleri...
Eski bir pikapta tozlu bir sevda şarkısı dönerdi,
Gözlerimiz birbirine mühürlenir, dünya eşikte biterdi.
Kâinatın tüm gürültüsü dışarıda kalırdı o an,
Bir buğulu ses yükselirdi odanın boşluğundan...
"Bana sor" derdi nakarat, biz sadece susardık,
Biz sustukça duvarlar genişler, biz o sessizliğe akardık.
Yüreğimizde amansız bir yarış başlardı o dakika,
Şarkının ritmine inat, kesilirdi damarda dolaşan kan!
İçimizden "Haydi sor" derdik, dökülsün bu gizli hazine,
Şahit olsun bu dört duvar, kalbin o en derin mazine...
Kimin ciğeri daha çok yanmış, kimin uykusu bölünmüş?
Cevabı zaten belliydi, bütün şüpheler o an ölmüş.
Aynı anda dökülürdü o mukaddes söz dudaklarımızdan:
"Ben seni daha çok seviyorum," derdik en uzaklardan...
Şimdi o sesin yankısı, gecelerimin koynunda bir kor...
Eğer yüreğin yetiyorsa, hadi gel şimdi bana bir sor!
Anlatayım; takvimlerden düşen her yaprağın adınla ağırlaştığını,
Sensizliğin nasıl bir uçurum, nasıl bir kor gibi yaklaştığını.
Yorgun düşen zamanın kollarında bile sönmedi bu ateş,
Hâlâ o ilk bakışının feriyle doğuyor içimdeki güneş.
Hani o çocuksu inatlaşmalarımız vardı ya, o tatlı kavgalar...
"Ben daha çok" diye başlayan, dünyayı dar eden sevdalar;
İşte bu mısraların her satırı, o büyük iddianın ispatıdır,
Bu yürek ki, senin o asil ruhunun ebedi katıdır!
Mürekkep biter, kalem yorulur, ömür tükenir belki...
Ama içimde büyüttüğüm bu devasa sevda eksilmez ki!
Hâlâ aynı noktadayım, o eski şarkının tam ortasında,
Hâlâ aynı sancı tütüyor, şu yaralı gönlümün sofrasında.
Eğer bugün yine sorsan, yine aynı cevabı veririm bin kere:
"Seni hâlâ herkesten ve her şeyden daha çok!" yazarım göklere.
Bizimkisi fırtınadan derin, sessiz bir yemindi.
Bir bakışın içine koca bir ömür sığdırdık, sevdamız emindi.
Şarkı "Haydi sor" dedikçe, biz cevapları kalbe gömdük,
Çünkü bilirdik; aşk anlatılamazdı, biz sustukça büyüdük.
Zaman bizi ayrı kıyılara vurmuş olsa ne çıkar?
Ruhum hâlâ o odada, o şarkının nakaratında sana bakar.
Sormana gerek yok aslında, her zerrem haykırıyor her an:
"Dün olduğu gibi bugün de, en çok ben, hep ben!" inan.
Bu mısralar beyaz bir sayfanın bağrında taze kalacak,
Ömrüme vurduğun o mühür, aşkın kendi lisanı olacak.
Yine bir gün bir yerlerde o şarkı çalarsa eğer sessizce,
Rüzgâra fısılda adımı, ben duyarım seni her gece...
Kulağına değecek o ses, Ali’nin sana son vaadidir:
"Hâlâ seni... Herkesten daha çok... Bu gönlün tek şahididir!"
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.