5
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
180
Okunma

Bir aynaya eğildim sabahın köründe,
yüzüm vardı — ama bana ait değildi sanki.
Gözlerim, bir başkasının uykusundan kalma,
bakışlarım yarım, düşüncelerim eksik.
Sahi, ben kimim?
Adım var, çağırınca dönüyorum—
ama içim dönmüyor o sese.
Bir harf fazla söylesen,
başka biri olabilirim.
Bir zamanlar çocuktum, diyorlar.
İnanıyorum—çünkü hâlâ kırılıyorum.
Bir zamanlar sevdim, diyorum.
İnanmıyorum—çünkü hâlâ eksiliyorum.
Ben biraz sustuklarımdanım,
biraz söyleyemediklerimden.
En çok da,
tam “anlatacağım” derken vazgeçtiklerimden.
Sahi, ben kimim?
Bir hatıra mıyım kendime,
yoksa unutulmuş bir ihtimal mi?
Yaşadıklarım mı beni yapar,
yoksa yaşayamadıklarım mı?
Bir kalabalığın ortasında duruyorum,
herkes bir yere ait—
ben hariç.
Sanki yanlış bir cümlede
doğru kelimeyim.
Gülüşlerim ödünç,
hüzünlerim miras.
Sevinçlerim kısa vadeli,
acılarım uzun soluklu.
Ben biraz “keşke”yim,
biraz “iyi ki”ye yaklaşamayan.
Biraz gitmek isteyen,
ama kalmaya mahkûm olan.
Sahi, ben kimim?
Birinin sevdiği miyim hâlâ,
yoksa herkesin unuttuğu biri mi?
Bir kalpte iz miyim,
yoksa silinmiş bir çizik mi?
Gece olunca kendime çoğalırım,
gündüz olunca eksilirim.
En çok da
kimse yokken tamamlanırım.
Belki de ben,
bir soruyum sadece—
cevabı olmayan.
Ve belki de bu yüzden
herkes kendince cevaplıyor beni.
Sahi…
Ben kimim,
ben bile bilmiyorken?
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.