0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
57
Okunma
Emek Peşinde
Gün batımında, derinden yankılanan rüzgârla döner
Bir kervan, sessizliğin ardında yankılanan arayışlarla.
Gölgenin gezen ruhu, emek der ki “İleri!”
Çatlamış toprağın bağrında, umutlar yeşerir durmaksızın.
Yırtıcı bir kuş gibi süzülen zaman, kanat çırpar
Kimsesiz vadilerde, hatıraların yankısını taşır.
Arzuların çölü, serap içinde yitip giderken,
O, sabrın çemberinde gözyaşlarını bekler.
Gökyüzü, tarlalarda terli alınlara eğilir
Güneş, zahmetle yoğurur her bir anın rengini.
Bir tohum, sırlı sırça taneleriyle çatlar içeride,
Kulaklar, sessiz fısıltılarla dolup taşar.
Kırlangıçlar göç ederken vedalar dolanır dudaklarda,
Yollar, emekle taşlanmış dizelerde yankılanır.
Ufkun ardındaki dağlar, hüzünle başını eğer,
Yorgunluk, çatlak ellerde yankı bulur, ince ince.
Kara toprağın bağrından fışkıran sabırsız çiçekler,
Bir şarkı mırıldanır, emekle örülmüş sessizliğe.
Rüzgârın serin nefesi, dokunur usulca kirpiklere,
Ve emek, bir yazgı gibi döner durur döngülerde.
Geceye karışır, yıldızlar sönük bir ayin yapar,
Gölge, düşlerin arasında dolanır, el ele.
Gecenin kucağında, umut bir meşale misali yanar,
Ve orada, emek kalemin ucunda bir hikâye yazar...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.