9
Yorum
32
Beğeni
5,0
Puan
203
Okunma
Kimi sofrada bir boğaz fazla gelir insana,
“Nasıl olsa gidecek…” diye bakılır olaya.
Eksik edilir ihtiyaçları,
Sessizce kısılır hakları,
Soyadı Kanunu çıkmıştır Allah’tan,
Aynı kandan olanlar bile
Şüpheyle bakar kimi zaman.
“Evlenince el olacak” denir,
Başkasının tarlası olup
Başka ürünler yetiştirecektir,
Soy misali…
Oysa bir kızı olmalı insanın;
Şefkatli gözlerinde kaybolacağı,
Hastalandığında baş ucunda duracağı,
Dinlenecek bir diz,
Sohbetini özleyeceği bir yüz…
Kendinden bir şeyler bulmalı onda,
Ayırım yapılmamalı.
“Kaç kardeşsiniz?” denildiğinde
Sadece erkekler sayılmamalı.
Hakkını alabilmeli,
Başka bir erkeğe muhtaç bırakılmamalı.
Çok zordur değiştirmek
Bu köhne anlayışı…
Ama en çok da
Bir kız çocuğuna
“Eksik” denilmesi acıtır insanı.
Ve sonra büyür o kız,
Sessizliğini miras alarak…
Öğretilmiş susmaların
Ağır yükünü taşır omzunda.
Gülüşünü ölçer,
Adımlarını tartar,
Hayallerini bile
İzin alınacak şey sanır bazen.
Oysa gökyüzü kadar hakkı vardır
Özgürce nefes almaya,
Bir masada söz söylemeye,
Bir kapıyı kendi eliyle açmaya.
Ne eksik etektir o,
Ne de yük…
Bir ömrün en güzel duasıdır bazen,
Bir annenin yarım kalmış cesareti,
Bir babanın geç fark ettiği gururu.
Kız çocukları
Sadece büyütülmez;
Anlaşılır, korunur,
Ve en çok da
Oldukları gibi sevilir.
Çünkü bir evde
Bir kızın kahkahası varsa,
Orada umut
Hâlâ yaşıyor demektir.
Gölgesiz
28 Nisan salı 2026
5.0
100% (17)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.