1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
138
Okunma
Cihan ağlar benim hâlimi görüp her an figân eyler,
İçim deryâ-yı âteştir, gören hayretle cân eyler,
Ne bir dost var ne bir hem-dem, bu derdim bî-emân eyler,
İçin için yanmışım ben, kimse bilmez nâre düştüm,
Gönül mülkünde bir bitmez, onulmaz yâre düştüm.
Güneş doğsa şafak sönse, karanlık kalbe nûr inmez,
Bu yangın rûhu sardıkça, duman tütmez, sızım dinmez,
Kaza okları vurdukça, felek hâlim görüp binmez,
İçin için yanmışım ben, kimse bilmez nâre düştüm,
Harâb olmuş saraylarda, hazin âvâre düştüm.
Döner devrân, geçer yıllar, bahar gelmez bu gülzâra,
Dökülmüş yaprağım her gün, gark olmuşum bu efkâra,
Dilim lal olsa da rûhum, seslenir dâim o yâra,
İçin için yanmışım ben, kimse bilmez nâre düştüm,
Ümidsiz bir bekleyişle, derin bir kâre düştüm.
Külüm savrulsa rüzgârla, tozun her zerrede kalsa,
Bütün âlem susup sükût, bu mahzun gönlüme dolsa,
Nasiptir her ne gelmişse, cihân bir gün hayâl olsa,
İçin için yanmışım ben, kimse bilmez nâre düştüm,
Ateşten gömleği giydim, garip bir dâre düştüm.
Ne çâre var bu sevdâda, ne derman eyler ahvâlim,
Tükenmez bir hüzün çökmüş, perişandır her ahvâlim,
Zaman dursun, sükût etsin, bükülsün artık ikbâlim,
İçin için yanmışım ben, kimse bilmez nâre düştüm,
Sükûtun en derininde, dilsiz bir zâre düştüm.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.