14
Yorum
34
Beğeni
5,0
Puan
484
Okunma

sarı değil artık saçların mihriban
içimde bir düğüm
kör bir kurşun gibi vuruyor
söküp atamadığım yere
adını her andığımda
içimde bir çocuk
duvar diplerine siniyor
elinden çiçeğini düşürüyor
annesiz kalıyor
ayrılık dediğin
ne bir kapı kapanması
ne de uzak bir yol
aynı sofrada
ekmeğin bölünmeden kalması
yarım ve eksik
canım yarası
yar deyince kalem değil
nefesim
kara bir gece gibi düşüyor kağıda
kelime değil bunlar
yarası açılmamış dualar
lambada titreyen alev şimdi
bizim birbirine değmeyen yanlarımız
iki ayrı dağ gibi
aynı yağmura ıslanmayan
seni yazmaya kalksam mihriban
dağlar utanır
tabipler değil
zaman bile eğilip bakmaz
çünkü sen geçtin içimden
kül değil
rengin kaldı
bir yüz değilsin artık
bir çocuğun cebinde unutulmuş sıcak taşsın
hem yakar
hem avutur
ve ben her defasında
aynı aynaya çarparım içimde
bir insan
başka bir insanın içinde
nasıl bu kadar kaybolur mihriban
5.0
100% (23)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.