2
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
107
Okunma
Burada en çok
mevsimlere boyun eğmiş dağlar çarpıyor göze.
Bir ay, çukurunda unutulmuş
ıslakla terbiye edilmiş bir gökyüzünün altında
susmayı öğreniyor.
Evlerin önü karanlık.
Arkalarından sızan ışık
ayıbın da ötesinde
her şeyi olduğu gibi bırakıyor ortaya.
Bir yüz, bir gölge,
yarım kalmış bir iç çekiş
hepsi görünür şimdi.
Bölük pörçük hisler
hangi sabahtan düştü bilinmez
ama içimizde
eski bir yorgunluk gibi duruyor.
Bir şey eksilmiş sanki,
adı yok
ama yeri belli.
Kayıp bir su damlası
yaşlı bir kadının homurdanmasına benziyor.
Nehirler dönüyor sonra,
kendi sesini sırtlanmış uzun bir keder gibi.
Su akmıyor yalnızca,
değişiyor.
İnsan da öyle
içinden geçen her şeyle
biraz bulanık,
biraz eksik,
biraz başka biri.
26--04-2026
ist
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.