16
Yorum
35
Beğeni
5,0
Puan
330
Okunma

Nasıl mıyım!
Bir yanım Hira’nın derinliğinde unutulmuş bir sükut,
Kavuran o yangınlar dindi, geride sızlayan bir enkaz kaldı.
Diğer yanım Dicle’nin o dilsiz akışına bırakmış kendini,
Kendi buzullarımda donmuş, çözülmeyi beklemeyen bir meçhulüm.
Bu meçhullükte güneşim siyaha büründü, doğmamaya yeminli artık,
Gecemi aydınlatan son yıldız da kayıp gitti avucumdan.
Sonbahar gibi sararıp solan bir sevdanın matemi çöktü,
Gülüşlerim, o kederin karanlık sularında boğuldu sessizce.
Sular çekilince fırtına dindi sanma, asıl şimdi başlıyor içimde,
Azgın denizlerde hayallerim alabora, her yanım yara bere.
Umutlarım yerle yeksan, sığınacak bir kıyı, bir liman kalmadı,
Çığlıklarımın sesi kesildi, içimdeki gürültü artık dilsiz.
O sessizliğin ortasında ihanetin hançeri yüreğimi bin parçaya eyledi,
Savunmasız, ürkek, yaralı bir kuş misali düştüm toprağa.
Mevsimlerim artık kışın o sert zincirlerine mahkûm bekliyor,
Gönül bahçemdeki o son gül, kokunu almadan boyun büktü.
Gözyaşlarımın eşliğinde geçiyor bu bitmeyen, ayaz geceler,
Dile gelmeyen acılarım, boğazımda birer kör düğüm şimdi.
Ben seni Eyyub’un sabrıyla, o bitmek bilmez bekleyişle bekledim,
Ama İsmail’in teslimiyeti bile yetmedi bu iç yangınını söndürmeye.
Yangın dediysem, aşkın zindanında ruhu kanatan bir mahkûmdum,
Vurduğum her kapı yüzüme kapandı, ellerim korlar içinde kaldı.
Zaman üzerimden bir tufan gibi geçti, yıktı bütün bentlerimi,
Vadedilen o yarınlar, meğer maziye kurban edilmiş bir yalanmış.
Bakışlarımda sadece bu yalanın bıraktığı o gri yorgunluk var,
Kendi hayatımın içinde bir mülteci gibi kaldım sahipsizce.
Vicdanımla baş başayım şimdi, hesaplar hep yarım, hep eksik,
Verdiğim sözler rüzgârda savrulan soğuk küller gibi dağıldı.
O küllerin altında kalan çocuk çoktan büyüdü, sustu ve küstü,
Artık ne bir hevesim var hayata ne de bir korkum ölüme.
Issız bir adanın ortasında tek başına direnen bir ağaç gibiyim,
Dallarım kırık, meyvelerim çoktan toprağın bağrına karışmış.
Kökleri sökülmüş bir ömrün o son demlerindeyim şimdi,
Kendi gölgemden bile kaçar oldum, sığınacak bir gölgem yok.
Dünyanın adaletsizliğine karşı o eski sitemim dindi benim,
Neden hep en çok sevenler en geride kalıyor, yaşayarak anladım.
Anladıkça sorularım bitti, dilekçelerim çoktan küle döndü,
Bu dünya mahkemesinde suçsuz yere müebbet yedi hayallerim.
Gidilemeyen yolların tozunu yuttum, ciğerim pas bağladı,
Geriye dönüp bakmaya artık ne mecalim var ne de niyetim.
Nasuha tövbeleriyle mühürledim artık gönlümün kapısını,
Seninle başlayan ne varsa, bittiği o karanlık kuyuda bıraktım.
Mazi, yakamı bırakan ama sızısı ruhumda kalan bir gölge artık,
İçimdeki o büyük can çekişi dindi, şimdi mutlak bir sükut başladı.
Seni de, sevdamı da o en derin, en karanlık maziye gömdüm,
Üzerine tonlarca sessizlik attım, tek bir nefes kalmasın diye.
Artık sorma bana bu soruyu, çünkü bende sana dair bir cevap yok;
Ben, kendi cenazesini sessizce kaldıran o mağrur yolcuyum.
Cemre yaman
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.