1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
191
Okunma
Su susar, cam uyanır, gece iner,
ince ince içime işler zaman;
bir gölge, bir güle eğilir gibi
kendini unutur eski aynadan.
Perdede bir kuşun uykusu kalır,
lambada sararmış bir eski nefes;
masa, fincan, kitap, kapı arası—
her şeyde yarım bir dönüş, yarım ses.
Kim geçti? Rüzgâr mı, çocukluğum mu?
Merdiven içimde ağır ağır su;
bir adım atarım, akşam çoğalır,
bir adım silinir, kalır uğultu.
Saat çalmaz artık; içimden akar,
damla damla döner duvarın rengi;
gece, kendi sesini dinler gibi
bende bulur kaybettiği ahengi.
Ey uykuda açan billûr bahçeler,
ey camın ardında unutulmuş gül;
ben size bakarken zaman çözülür,
ruhumda bir ince nehir olur kül.
Su susar, cam uyanır, gece iner;
kimim ben bu eski ışıkta böyle?
Bir rüya mı beni içinden geçirir,
yoksa ben mi rüyayım kendime?
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.