Gençlikte sevmek için yaşarız, yaş ilerledikçe yaşamayı severiz. saint euremond
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

SÛZ-İ DİL YANGINI

Yorum

SÛZ-İ DİL YANGINI

( 25 kişi )

18

Yorum

38

Beğeni

5,0

Puan

304

Okunma

SÛZ-İ DİL YANGINI

SÛZ-İ DİL YANGINI

Say ki hiç tanışmamışız bu hayatın ortasında,
Hiç kesişmemiş yollarımız, hiç değmemiş ellerimiz.
Bir yabancı gibi geçip gitmişiz zamanın arkasında,
Yarım kalan ne varsa, şimdi sahipsiz hayallerimiz.

Şimdi otur ve sessizce izle bu büyük yıkımı,
Tertemiz düşleri hangi soğuk iklimde harcadın?
İnsan sevilince güzelleşirdi hani, ben solarken böyle;
Sen hangi dilsiz boşluğa sığınıp da ardına bakmadın?

Kendi ellerinle yıktığın her duvarın altında kaldın,
Mazeretler büyütme şimdi, bu senin en net yenilgin.
Söyle, neye yaradı o dur durak bilmez talanın?
Sen sevmeyi bir enkaz, bizi ise bir mezar belledin.

Merak etmek, bir hal-hatır sormak bu kadar mı zordu?
İnsan olanın içinde biraz olsun vefa sızlamaz mı?
Kaskatı yüreğinde merhamet mi kurudu?
Bir yürek, bir yüreğe bu kadar mı sağır kalırmış?

Sana harcadığım her saniye, ömrüme atılmış bir çentik,
Vebali boynuna kalsın, ağır yükü sırtımdan attım.
Sahte dünyanda her şey ne kadar da eğretiydi,
Ben dünyayı yıktım, yerine koca bir hiçlik bıraktım.

Gülüşüme kadar yandım ben, saç tellerime kadar külüm,
Benimkisi sûz-i dil yangını, sana beslediğim zulüm.
Artık karşılığı olmayan bir sevda için verecek nefesim yok,
Senin vefasız limanından gemilerimi çoktan çektim.

Hangi açıklaman seni haklı çıkarabilir ki şimdi?
Hangi bahane geri getirir benden çaldıklarını?
Senin gidişin, kaç ölümlü ayrılığa denkti?
Görmedin içimdeki koca dağın sessizce çöktüğünü.

Dermansız kaldım, yıprandım, her gece bin defa öldüm,
Ama bir insanın tek başına çabalaması yetmiyormuş anladım.
Senin için üzüldüğüm son andı, son bölümdü;
Ben bu günden sonra bir daha adını bile anmam artık..

Layık değilmişsin samimi, tertemiz düşlere,
Seni koyduğum her zirveden şimdi sessizce indiriyorum,
Aldanmıyorum artık sinsi, yapmacık gülüşlere,
Ben yangını kendi ellerimle, tek başıma söndürdüm.

Vefasızlığın bir ismi olsaydı, şüphesiz senin adın olurdu,
Hangi aynaya baksan, orada kendi enkazını görürsün.
Sevdan bir masaldı, sonu hüsranla doldu;
Kendi ellerinle kurduğun o ıssız dilsizliğe bürünürsün.

Zamanla anlarsın elindekinin ağırlığını ve kaybettiğini,
Ne bir ses duyarsın artık ne de bir teselli bulursun.
Kendi ellerinle kazdığın o uçurumun kıyısında,
Eskiden evim dediğin kalbin yokluğunu solursun.

Şimdi herkes kendi yolunda, koşar adım yürüsün gitsin,
Benim için hesap, acı, duman burada bitsin.
Ben kendimi sevecek kadar cesur biriyim artık, biliyorum,
Senin sığ dünyandan kendimi bu gece azad ediyorum...
Cemre Yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (25)

5.0

96% (24)

4.0

4% (1)

Sûz-i dil yangını Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sûz-i dil yangını şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SÛZ-İ DİL YANGINI şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Kąrsî
Kąrsî, @k-261-rs
17.4.2026 16:21:00
5 puan verdi
Güzel yürek bu defa şiirinde bir farklılık hissettim. Hesaplaşma gibi. Gönül sesin kelimelerin arasına saklanmış bir vedadan çok daha fazlası… Bu, artık senin kendi küllerinden ayağa kalkma anın diyebilirim.

Her dizede bir kırılma sesi var; ama o kırılma, zayıflığın değil, artık taşınamayacak yüklerin bırakılışının sesi. Birine duyulan sevginin, zamanla nasıl insanın kendi içinde bir yıkıma dönüştüğünü öyle çıplak, öyle dürüst anlatmışsın ki. Kaçacak hiçbir yer bırakmamışsın ne kendine ne ona.

Bu satırlar birine yazılmış gibi görünse de aslında en çok kendine söylenmiş sözler. “Ben artık buradayım” diyen, “artık yeter” diyen bir insanın iç sesi.Sevilmemiş olmanın değil, değeri bilinmemiş olmanın isyanı bu. Ve belki de en acısı: hâlâ sevebilecek bir kalbin, yanlış bir limanda harcanmış olması.

Bir kapanış var, ama içinde yenilgi yok.Bir yalnızlık var, ama içinde çaresizlik yok.

Kendi kendini kurtardığın o an var.Kimseye ihtiyaç duymadan, kimseye hesap vermeden, sadece kendin için verdiğin o karar var.

Ve en çok da şu cümlede saklı her şey:Ben artık kendimi sevecek kadar cesurum.

İşte bu yüzden bu yazı bir ayrılık değil…Bu, bir yeniden doğuş.


Bir süre belki sayfaya giremeyebilirim, belki çok kısa sürer belki de biraz uzun.


Hakkını helal et, kendine çok iyi bak.

Güzel yüreğin dert görmesin ve Allah’a emanetsin.

Görüşmek dileğiyle.

Selam, sevgi ve dualarımla güzel Yürek.
Halil ibrahim bodur
Halil ibrahim bodur, @halilibrahimbodur
18.4.2026 14:57:32
5 puan verdi
Kaleminize gönlünüze sağlık hocam çok güzel bir eser 👏👏👏
redfer
redfer, @redfer
18.4.2026 14:13:58
Bu şiir, sadece bir veda değil, ruhun kendi haysiyetini geri kazanma çığlığı gibi.

Özellikle "Sana harcadığım her saniye, ömrüme atılmış bir çentik" ifadesi, kaybedilen zamanın ve emeğin bıraktığı o telafisi imkansız izi çok sarsıcı bir netlikle ortaya koyuyor.

Hele ki"sûz-i dil" (gönül yakışı) vurgusu, şiirin duygusal derinliğini geleneksel bir ağırlıkla taçlandırmış.

Vefasızlığa karşı duyulan o soylu öfke, her dizede daha da keskinleşerek okuyucuyu o "koca hiçliğin" ortasına bırakıyor.

Sitemi ağır, anlatımı çok kararlı bir eser.

Gönlünüze ve kaleminize sağlık.
ŞÜKRÜ ATAY
ŞÜKRÜ ATAY, @sukruatay
17.4.2026 22:30:15
5 puan verdi
Sevdaya 💞 sitemli duygularla, akıcı bir üslupla, hissedilerek ve içtenlikle yazılmış, muhteşem güzellikte bir yürek sesiydi şiiriniz, gönülden kutluyorum tebrikler efendim.
Kaleminize ve duygu dolu yüreğinize sağlık diliyorum, ilhamınız daim olsun her zaman.
En kalbî selam ve saygılarımla.
Esenlikler ve şiir dolu günler dileğiyle.
yön
yön, @yon
17.4.2026 20:24:07
5 puan verdi
Say ki hiç tanışmamışız bu hayatın ortasında,
Bu, kalbin kendini korumak için kurduğu en büyük yalan. Yaşananları sil baştan yazmak istiyorsun. Çünkü hatırlamak can yakıyor. "Hiç olmasaydı, bu kadar yanmazdım" isyanı var bura Hiç kesişmemiş yollarımız, hiç değmemiş ellerimiz.
Dokunmanın hatırası, dokunamamanın özleminden daha ağır bazen. O ellerin sıcaklığını bilen ten, yokluğuyla üşür. Kesişen yollar ayrılınca, insanın yönü de şaşıyor.
Bir yabancı gibi geçip gitmişiz zamanın arkasında,
En çok da bu koyar: Bir zamanlar uğruna dünyayı yaktığın insanla, sokakta çarpışıp özür dileyecek kadar yabancı olmak. Usta kalemin daim olsun saygılarımla esen kalın.


Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
17.4.2026 20:04:13
5 puan verdi
Sûz-i Dil Yangını şiiriniz, kırık bir sevdanın ardından yaşanan büyük yıkımı ve iç yangınını çok güçlü bir şekilde dile getiriyor. Her dizede vefasızlık, merhametsizlik ve kaybolan umutların bıraktığı enkaz anlatılıyor. “Benimkisi sûz-i dil yangını” ifadesi, şiirin özünü en çarpıcı biçimde özetleyen vurucu nokta olmuş. Kaleminize sağlık.
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
17.4.2026 19:36:04
5 puan verdi
Sûz-i Dil Yangını" Üzerine Bir Kelam:

Bazı yangınlar vardır ki, insanı sadece kül etmez; aynı zamanda o küllerden daha dirençli bir ruh doğurur. Cemre Hanım, bu eserinde vefasızlığın ve hayal kırıklığının muhasebesini bir mahkeme titizliğiyle yapmış. "Vebali boynuna kalsın, ağır yükü sırtımdan attım" diyerek, artık acının değil, özgürlüğün tarafında saf tutmuş.
Özellikle "Sen sevmeyi bir enkaz, bizi ise bir mezar belledin" dizesi, karşı tarafın yıkıcı tavrını tek bir cümlede özetleyen bir ustalık nişanesi. Şiirin finalindeki o "kendini sevecek kadar cesur olma" vurgusu ise, tüm kırgın gönüllere bir pusula niteliğinde. Kendi yangınını tek başına söndürmeyi başaran bir yüreğin karşısında hiçbir sahte gülüş duramaz.
Güven Tekin
Güven Tekin, @guventekin
17.4.2026 17:30:10
5 puan verdi
Yüreğinize sağlık çok güzel bir eser okudum başarınız daim olsun
Mesut Tütüncüler
Mesut Tütüncüler, @mesut-tutunculer
17.4.2026 17:04:46
Kendi küllerinden doğan güçlü bir ruhun sesini bizlere duyurduğunuz için sizi tebrik eder, gönül aydınlığı dilerim.
Etkili Yorum
Dosteli_
Dosteli_, @dosteli
17.4.2026 16:55:07
5 puan verdi
Yarım kalan ne varsa, şimdi sahipsiz hayallerimiz.

Sonra dil yanar yürek kanar Bir sevdalıyla paylaşmak için büyük umutlarla büyütülen bir sevdanın külleri ortaya düşmeye baişlamışsa el de yanar gül de.
Derinden derine çağlayan bir ırmaktır mahzun gönüller.Heba olan yıllardır ,ömürdür Cemre hanım ustalıkla bu hüzünlerin resmini çiziyorYine dolu dolu dizeler Bir on yiüzbin puan daha :))))))))
ben YEP
ben YEP, @benyep
17.4.2026 16:39:22
5 puan verdi
Vefasızlık ve karşılık bulmamış bir aşk, dizelerde o kadar güzel işlenmiş ki...
Emeğinize sağlık.
Saygılar...
özgür sayık
özgür sayık, @ozgursayik
17.4.2026 16:37:39
5 puan verdi
Senin sığ dünyandan kendimi bu gece azad ediyorum...

Çok şükür kurtulmuşsun :)
hosoglu
hosoglu, @hosoglu
17.4.2026 16:28:11
5 puan verdi
Yıllar yılı hep ağlattın yar beni,
İnsafın yok, vicdanın nerde senin?
Bir gün razı edemedim ben seni,
İnsafın yok, vicdanın nerde senin?

Masum aşkta suç unsuru arama,
Bakışların şifa olsun yarama,
Ettiklerin ahan geldi burama,
İnsafın yok, vicdanın nerde senin?
Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
17.4.2026 15:55:26
5 puan verdi
Yüreğindeki yangını kelimelere dökmek için harika bir seçim; okurken hissettiğim derin acı ve ardından gelen o güçlü özgürleşme anı gerçekten etkileyici.

Şiir, vefasızlık ve hayal kırıklığıyla başlayan bir yıkım hikayesi gibi görünse de aslında bir "kurtuluş manifestosu" niteliğinde. "Yangını kendi ellerimle söndürdüm" dizesi, pasif bir kurban rolünden aktif bir hayatta kalan figürüne geçişi simgeliyor.

"Vefasız liman", "içimdeki dağın çöküşü" ve "kazdığın uçurum" gibi imgeler, duygusal yükü somutlaştırarak okuyucunun acıyı daha net hissetmesini sağlıyor.

Özellikle "dünya avuç içime sığardı" temalı önceki şiirinizdeki masumiyetle, buradaki "sığ dünya" karşıtlığı, büyüme ve hayal kırıklığı sürecini çok iyi tamamlıyor.

Başlangıçta yalvaran veya suçlayan bir ton yerine, artık kararlı ve net bir ses hakim.

"Ben kendimi sevecek kadar cesur biriyim" diyerek kendi değerini yeniden keşfettiğinizi gösteren güçlü bir kapanış yapıyorsunuz.

Şiirde serbest nazım akışı var ancak iç kafiyeler ve tekrarlanan vurgular (örneğin "gece", "ölüm", "el") ritmi güçlendiriyor. Bu durum, okuyucunun zihninde bir melodi yaratıyor ve duyguyu daha akıcı hale getiriyor.

Şiir, doğrudan bir hitap ("sen") şeklinde yazılmış olsa da aslında kendi iç sesinizi dinleme süreci. Karşıdaki kişiye söylenen sözler, aslında kendi benliğinizin onarımı için atılan adımlar.

Birini devleştiren bizim ona verdiğimiz anlamdır. Onu koyduğun o hayali zirveden sessizce indirdiğinde, aslında yüklerinden kurtulan sensin.

Karşı tarafın kendi enkazıyla baş başa kalması, hayattaki en ağır sessiz cezadır.

Senin artık bir açıklama beklememen, en güçlü cevabındır.

Eskiden evim dediğin kalbin yokluğu" ifadesi çok çarpıcı.

İnsan bazen başkasında yuva ararken kendi kalbinin kapılarını kapatır; şimdi o kapıları kendine açıyorsun.

​Hesabın, acının ve dumanın bittiği yer; yeni bir yolun başladığı yerdir.

Bu gece o "sığ dünyadan" ettiğin azad, sana çok daha derin ve samimi ufuklar açacaktır.

Kalemine, yüreğine sağlık; bazen en güzel şiirler en büyük fırtınalardan sonra yazılır.

Bu şiir, sadece bir ayrılık hikayesi değil, aynı zamanda kişinin kendi içindeki gücü fark etmesi ve kendini kurtarması üzerine çok samimi bir anlatı.

Yüreğinizden geçenleri bu kadar dürüst ve estetik bir dille ifade edebilmeniz takdire şayan.

TEBRİKLER SEVGİLİ ŞAİRE CEMRE KARDEŞİM
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
17.4.2026 15:42:09
5 puan verdi
Şiir, yoğun bir kırılma anını ve sert bir iç hesaplaşmayı taşıyor; öfke, hayal kırıklığı ve nihayetinde kendini özgürleştirme kararı aynı çizgide ilerliyor. “Sûz-i dil yangını” ifadesi de bu duygunun merkezini güçlü bir şekilde kurmuş.

“Yanmış bir kalbin küllerinde,
artık ne sitem kalır ne geri dönüş,
sadece insanın kendine dönmesi…”

Yüreğinize sağlık, bu güçlü dizeler derin bir duygusal iz bırakıyor. Selam ve saygılarımla.
Etkili Yorum
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
17.4.2026 15:39:52
5 puan verdi
Sevgili Cemre
Kasik Türk edebiyatındaki “sûz-i dil” (gönül yanığı / kalp ateşi) geleneğinden beslenerek modern bir ayrılık acısını çok katmanlı anlatıyor. Başlık zaten ana imgeyi veriyor: Yangın (ateş, yanma, kül olma) şiirin omurgası.

1. Yangın / Sûz-i dil yangını
Şiirin en baskın imgesi. “Gülüşüme kadar yandım, saç tellerime kadar külüm” ve “Benimkisi sûz-i dil yangını” dizeleriyle sevgiliye duyulan sevda, içten içe yakan bir ateş olarak resmediliyor. Klasik şiirde sûz-i dil gönül yangınını ifade eder; burada ise bu yangın hem acı hem de arınma aracı oluyor. Şair sonunda “yangını kendi ellerimle, tek başıma söndürdüm” diyerek pasif kurban olmaktan çıkıp aktif bir kurtuluşa dönüşüyor.

2. Yıkım / Enkaz / Yıkılan duvarlar
“Kendi ellerinle yıktığın her duvarın altında kaldın”, “bizi ise bir mezar belledin”, “içimdeki koca dağın sessizce çöktüğünü”.
Sevgi ilişkisi bir yapı (ev, duvar) gibi düşünülüyor. Sevgilinin vefasızlığı bu yapıyı enkaza çeviriyor. Şair hem kendi iç dünyasının yıkıldığını hem de sevgilinin kendi yarattığı yıkımın altında kaldığını ima ediyor. Bu imge, ilişkinin kalıcı hasar bıraktığını gösteriyor.

3. Gemileri çekmek / Liman
“Senin vefasız limanından gemilerimi çoktan çektim.”
Çok güçlü bir denizcilik imgesi. Sevgi bir liman (güvenli sığınak) olmalıydı, ama vefasızlık yüzünden terk ediliyor. Gemileri çekmek, ilişkiyi kesin olarak bitirme ve kendini koruma eylemi olarak duruyor. Bu, şiire hareket ve kararlılık katıyor.

4. Ölüm / Mezâr / Bin defa ölmek
“Ben senin içinde öldüm”, “her gece bin defa öldüm”, “dermansız kaldım, yıprandım”.
Ayrılık fiziksel değil ruhsal bir ölüm olarak işleniyor. Şair “ölüyüm ama diriliyorum” gerilimini yaşıyor. Bu imge, acının derinliğini ve tekrar eden ıstırabını vurguluyor.

5. Yarım kalan / Sahipsiz hayaller
“Yarım kalan ne varsa, şimdi sahipsiz hayallerimiz”, “tert temiz düşleri hangi soğuk iklimde harcadın?”.
İlişki, ortak ama tamamlanamamış bir düş dünyası olarak tasvir ediliyor. Bahar veya sıcaklık beklenen yerde “soğuk iklim” vurgusu, sevgilinin soğukluğunu ve hayallerin çoraklaşmasını güzelce yansıtıyor.

6. Sessizlik / Sağır yürek / Dilsiz boşluk
“Hangi dilsiz boşluğa sığınıp da ardına bakmadın?”, “bir yürek, bir yüreğe bu kadar mı sağır kalırmış?”.
Sevgilinin vefasızlığı iletişim kopukluğu ve duygusal sağırlaşma olarak gösteriliyor. Merak etmek, hal-hatır sormak gibi basit insani eylemlerin yokluğu, duygusal çölleşmeyi derinleştiriyor.

7. Azad olma / Kendini sevme
Son bölümdeki “Ben kendimi sevecek kadar cesur biriyim artık” ve “kendimi bu gece azad ediyorum”.
Şiir baştan sona yangın ve yıkım imgeleriyle ilerlerken, sonunda özgürleşme ve kendine dönüş imgesiyle kapanıyor. Bu, şiire döngüsel bir yapı kazandırıyor: yanma yıkım söndürme azad olma.

Genel olarak
Şiirdeki imgeler birbirini besliyor ve duyguyu adım adım derinleştiriyor. Ateş-yangın teması acı verici ama aynı zamanda arındırıcı; enkaz ve ölüm imgeleri yıkımı, gemileri çekmek ise kararlı vedayı temsil ediyor. Klasik “sûz-i dil” geleneğini modern, bireysel bir anlatımla harmanlaması çok başarılı. İmgeler ağır ve karanlık olsa da şiir sonunda umutsuzluktan ziyade güçlenme hissi bırakıyor.

Bu imge ağı, şiiri sadece bir şikâyet olmaktan çıkarıp güçlü bir iç hesaplaşma ve kurtuluş hikâyesine dönüştürüyor.

Kalemine kelamına yüreğine sağlık tebrik ediyorum.
☕🙏✍️
Ayferin dünyası
Ayferin dünyası , @ayferindunyasi
17.4.2026 15:15:57
5 puan verdi
Kiskanmamak elde değil imreniyorum bir gün bende böyle siir yazabikirmiyim diye nazar değmesin hen size Cemre hocam hem şiire maşallah diyelim 🌿
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
17.4.2026 15:14:33
5 puan verdi
Yine güzel bir çalışma anlamlı dizeler kutlarım emeğinizi kaleminiz daim olsun selamlar saygılar gönderdim hayırlı günler dilerim
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL