0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
58
Okunma
Üç çocuk…
Takvimde büyüyor,
dosyada küçülüyorlar.
On dört yaşın masumiyeti,
karar gününü beklerken
yirmi yediye devriliyor.
Mahkeme “beraat” diyor bir yerden,
öteki kapı “devam” diye aralık,
zaman ise en ağır hâkim
hiç duruşma almadan hüküm kesiyor.
Yıllar geçiyor,
suç büyümüyor belki
ama çocuklar büyüyor;
oyun çağından,
demir kapıların soğuğuna.
Sonra bir gün
dört yıl, beş ay…
bir cümleyle indiriliyor ömür.
Ve adalet,
dosyanın en altına iliştirilmiş bir not gibi:
“Gecikmiştir.”
Oysa herkes bilir
geciken adalet,
çocukluğun kayıp zamanıdır aslında.
Hikmet Çavdar
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.