10
Yorum
23
Beğeni
5,0
Puan
231
Okunma
BİR KALP SAĞKEN
İnsanoğlu değil miydi
Ölünün mezarına çiçek ekip
Yaşayanın bahçesini talan eden?
Gidenin ardına yas tutup
Kalanın kalbini unutan…
Bir mezar taşına eğilip
Vicdanını temiz sayan,
Ama bir bakışla
Bir ömrü kirleten…
Söyle bana,
Hangi adalet tarttı bunu?
Hangi terazide daha ağır bastı yokluk?
Bir yokluğa çiçekler bırakıldı,
Bir varlık suskunluğa terk edildi.
Sevilmek miydi bu?
Yoksa sadece
Gecikmiş bir vicdan gösterisi mi?
Siz, uykusuzluğu şiirlerde sevdiniz,
Gerçek uykusuzun gözündeki kanı görmediniz.
Mısralara döktüğünüz o sahte yaşlar,
Bir kalbi sağken sarmaya yetmedi hiç.
Vitrinlerde sergilediniz kederinizi,
Başkalarının alkışına meze ettiniz.
Oysa sevgi; bir ekranın ışığı değil,
Karanlıkta tutulan o titrek eldi.
Ben en çok şuna yoruldum:
Gidenin ardından güzel sözler,
Kalanın içinde yarım kalan cümleler…
Bir mezar çiçek açtı,
Ama bir kalp içinden kurudu.
Şimdi soruyorum:
Kim daha çok yoktu?
Toprağın altındaki mi,
Yoksa görmezden gelinen mi?
Çünkü bazı yokluklar
Toprakla ölçülmez.
Nefes alır, yürür, konuşur…
Ama kimsenin umurunda olmaz.
Bir mezarın başında ağlayanlar,
Dün bir kalbin sessiz çığlığını
Duymayanlardı belki de.
Ne garip…
Ölüm öğretir insana kıymeti,
Ama hep geç kalınır.
Bir avuç toprağa sarılır gibi
Sarılmadınız hiçbir zaman bana.
Oysa ben
Bir çift sözle bile
Yeşerecek bir bahçeydim.
Ama siz…
Görmediniz.
Sulamadınız.
Sonra
Kuruyan dallara bakıp
Yazık oldu dediniz.
Oysa yazık olan
Kuruyan değildi,
Kurutanlardı.
Şimdi bir mezar taşı kadar
Sessizim ben.
Ama bilin ki
İçimde hâlâ
Adı konmamış çığlıklar var.
Ve bir gün
Herkes kendi sustuğu yerden
Yargılanacak.
İşte o zaman
Hiçbir çiçek
Örtmeyecek sustuklarınızı,
Temizleyemeyecek gecikmiş vicdanları.
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.